KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2014/1904 E., 2014/16982 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2014
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
372 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı ...'ün bankadan aldığı krediye davalı ile birlikte müteselsil kefil olduklarını, ...'ün banka kredisini ödemekte temerrüde düştüğünü, borçlu ile birlikte kefiller aleyhine icra takibine başlanıldığını, dava dışı ...'ın icra dosyasını temlik aldığını, kendisinin de ...'dan temlik aldığını, bu temlikname ile davalı ... ve ... hakkında icra takibine geçildiğini, takibin müteselsil kefillikten doğan miktar kadar olduğunu, davalının faize ve takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, davalının...2. İcra Müdürlüğüne 2011/3958 sayılı takip dosyasındaki yapmış olduğu itirazının 20.380,90TL üzerinden iptaline, takibin bu miktardan devamına, yukarıdaki asıl alacağın takip tarihinden yıllık %23,88 temerrüt faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, alacak likit olduğundan yukarıdaki asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağı bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2014/1904-16982
2-Davacı, dava dışı kişinin bankadan aldığı kredi borcuna davalı ile birlikte kefil olmuş, akabinde temlik almak suretiyle diğer kefil davalıya, kredi sözleşmesinde belirlenen yıllık %23,88 temerrüt faizi ile birlikte, rücu talebinde bulunmuş; mahkemece ise talep edilen faiz oranı uygun görülmüştür. Oysa ki davacı ancak yasal faiz talebinde bulunabilir. Mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek, talep gibi kredi sözleşmesinde belirlenen faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, usulün 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2014/1904, K. 2014/16982, 2 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama