KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/22402 E., 2015/23174 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan konut kredisi kululandığını, faizlerin düşmesi nedeniyle de krediyi iki kez yapılandırdığını, ilik yapılandırma sırasında kendisinden dosya masrafı, ipotek, ekspertiz ücreti, kredi plan değişiklik ücreti, kredi refinansman komisyonu vs. adlar altında 1.990,03 TL bedel alındığını, ikinci yapılandırma sırasında da masraf, ücret, komisyon vs adlar altında 1.905,83 TL bedel alındığını ileri sürerek kendisinden haksız yere alınan 3.895,86 TL nin tahsil tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir
2-Davacı eldeki dava ile, kendisinden haksız yere tahsil edilen toplam 3.895,86 TL'nin tahsil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Mahkemece hükmedilen alacağa kesinti tarihinden itibaren faiz uygulanmıştır. 6098 sayılı T.B.K.’nun 117.maddesi hükmü uyarınca muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur.
Dava konusu olayda davacının, davalıyı, dava tarihinden evvel temerrüde düşüren ihtarı söz konusu değildir. Hal böyle olunca, Mahkemece, hükmedilen alacağa dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken kesinti tarihinden itibaren faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/22402, K. 2015/23174, 3 Temmuz 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama