KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/30136 E., 2017/11173 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
343 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya vekalet verdiğini, davalının da bu vekalet ile davacıya ait maaş hesabından para çektiğini ve kendisine ödemediğini beyanla bu meblağın davalıdan faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davacı, birleşen davası ile davalı tarafından çekilen bu meblağın kusurlu olan davalı ... ' den de tahsiline karar verilmesini istemiş, bu dosyanın da aradaki irtibat nedeniyle asıl dosya ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu' nun 297. maddesinde hüküm fıkrasında nelerin yer alacağı açıklanmış; 297. maddenin 2. fıkrası ile "Hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir" hükmü getirilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, açıklanan yasal düzenleme gözetilmeyerek Mahkemece, verilen kısa kararda “..15.840,00 TL nin 15.000,00 TL sinin PTT için 10.09.2013 tarihinden...“ yazılmasına rağmen gerekçeli kararın hüküm fıkrasında “ ...15.840,00 TL nin PTT için 10.09.2013 tarihinden” yazılmak suretiyle faiz başlangıç tarihleri hususunda kısa kararla hüküm arasında çelişkiye meydan verildiği ve ayrıca davaların birleştirilmesi durumunda da, asıl ve birleşen davaların birbirinden bağımsız, müstakil davalar olması nedeniyle, birleştirilen dava dosyasının tarafları, iddia, savunma özeti, delilleri kararda belirtilip, değerlendirilip,
asıl ve birleşen her bir dava için kararda ayrı ayrı hüküm kurulması gerekir. Somut olayda asıl ve birleştirilen davalar hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmamıştır. Mahkemece, bu hususlar gözetilmeden karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalıların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/30136, K. 2017/11173, 15 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama