KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/3797 E., 2016/19586 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2016
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 2012 Haziran ayında ... Mobilyadan yatak odası, oturma odası ve yemek odası takımını 6.000,00 TL'ye satın aldığını, daha bir yıl olmadan farklı farklı yerlerinde çeşitli bozulmaların ve yırtılmaların olduğunu, davalıyı defalarca kez aramasına rağmen servisin gönderilmediğini, ileri sürerek ayıplı malların değiştirilmesini ya da ayıplı olan mobilyaların davlıya iadesi ile ödenen bedelin davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıdan 6.000,00 TL bedel karşılığı satın aldığı yatak odası, yemek odası ve koltuk takımının ayıplı olduğundan bahisle sözleşmeden dönerek bedelinin iadesi istemiyle eldeki davayı açmış, ön inceleme duruşmasında, koltuk takımında bir ayıp olmadığını ifade etmiştir. Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda ürünlerin ayıplı olduğu gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK.’nun “taleple bağlılık ilkesi” başlıklı 26/1 maddesinde hâkimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu ve talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği hüküm altına alınmıştır. Davacı, ön inceleme duruşmasında açıkça koltuk takımında ayıp olmadığını belirttiği halde, mahkemece emredici nitelikteki anılan yasa maddesi hükmüne aykırı olarak, koltuk takımının bedeline de hükmedilmiştir.
Oysa ki, sözü edilen yasa maddesi uyarınca, mahkemenin talepten başka bir şeye karar vermesi mümkün bulunmamaktadır. O halde mahkemece, davacının talebi yönünde inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/3797, K. 2016/19586, 26 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama