KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2015/42389 E., 2018/4643 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
366 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, yanağında bulunan kitlenin alınması amacıyla davalı hastanede bu hastane doktoru tarafından icra edilen operasyon sırasında davalıların kusuru neticesinde bir kolunda 1-2 derece elektrik yanığı olduğunu ve kolunda kalıcı bir yanık izi kaldığını ileri sürerek 1.000,00.-TL maddi ve 30.000,00.-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, davacı vekili yargılama sırasında verdiği ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 10.288,28.-TL'na arttırmıştır.
Davalı, oluşan sonucun kendi kusurları kaynaklı olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; 288,28-TL geçici iş göremezlikten kaynaklı kazanç kaybı ile 4.685,04-TL tedavi gideri ki toplam 4.973,32-TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 08/02/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, 3.000,00-TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 08/02/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, kararı verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, temyiz eden davacının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Somut olayda, mahkemece, davalının kusurlu olduğu kabul edilmek suretiyle hüküm tesis edilmiş; manevi tazminat şartlarının oluştuğu gerekçesiyle de davacı yararına manevi tazminata hükmedilmiştir.
Dairemizce yapılan değerlendirmede, manevi tazminat isteme şartlarının oluştuğu açık olmakla birlikte; davacının, vücut bütünlüğüne zarar verici ve kalıcı hasar bırakıcı dava konusu olay nedeniyle hem uzun süren tedavi sürecinde hem de sonrasında, yaşadığı elem ve üzüntü karşılığı takdir edilen tazminat miktarının çok düşük kaldığı, bu haliyle davacının manevi zararlarının giderilmediği düşünülmüştür.
O halde, mahkemece, açıklanan nedenden dolayı, daha yüksek makul düzeyde manevi tazminat takdiri gerekirken, açıklanan hususlara uyulmadan karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2015/42389, K. 2018/4643, 17 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama