KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/14495 E., 2018/8232 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
398 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalılardan ... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı kurum, Yeni ... Eczanesinin sahibi davalı ... ...’ın sahte reçete tanzim edip kuruma fatura ederek, diğer davalı doktor ...'in de eczacı ile el ve işbirliği içinde hasta muayene etmeden reçete tanzim etmek suretiyle kurumun 1.340.491.858-TL zararına sebebiyet verdiklerinin belirlendiğini, zarardan her iki davalının da müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek, her bir reçete bedelinin ödeme tarihlerinden dava tarihine kadarki toplam 2.079.507.000-TL yasal faizi ile birlikte olmak üzere toplam 3.419.998.858-TL’nin asıl alacağa dava tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... davanın reddini dilemiş; davalı ... ..., davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, 25.02.2016 tarihinde davanın kısmen kabulü ile 3.299,20-TL’nin (1.308,11-TL asıl alacağa ilişkin bölümü için dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek suretiyle) davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-14.7.2004 günlü ve 5219 sayılı yasa ile HUMK'nun 427/2 maddesindeki temyiz ile ilgili parasal sınır 1.000.000.000 TL, 5236 sayılı yasanın 19. maddesi uyarınca 1.1.2016 tarihinden itibaren 2.190,00 TL'ye çıkarılmıştır.
Anılan yasada derdest davalar yönünden ne şekilde uygulanacağı yönünde açık bir uygulama hükmü bulunmamakta ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 23.2.2005 gün ve esas 2005/13-32, karar 2005/85 sayılı kararı uyarınca yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay daireleri ya da Hukuk Genel Kurulunca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi durumunda temyiz ya da karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmünün esas alınacağı belirtilmiştir.
Davacı tarafından temyiz edilen bölüm 119,80 TL olup karar tarihi itibariyle 2.190,00 TL'yi geçmediğinden HUMK'nun 5219 sayılı yasa ile değiştirilen 427. maddesinin 2. fıkrası gereğince davacının temyiz hakkı bulunmamaktadır. O nedenle, davacının miktar itibariyle kesin olan karara ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ...'in yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması gerekir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/14495, K. 2018/8232, 24 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama