KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/18816 E., 2019/8311 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı idare ile arasında yapılan sözleşme kapsamında 2011 yılında hizmet verdiğini, hizmet sözleşmesi dönemi içerisinde davalı tarafından 2/2011 dönemine ilişkin hak edişinden kesinti yapıldığını, kesinti miktarının haksız olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş; ıslah ile talep miktarını 4.878,02-TL'ye artırmıştır.
Davalı; davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, 4.878,02-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklı alacak talebine ilişkin olup davacı, 1.000,00-TL olan baştaki talebini ıslah ile 4.878,02-TL'ye artırmış, mahkemece de bilirkişi raporu ve ıslah dilekçesi gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı, 24.02.2016 havale tarihli ıslah dilekçesi ile talep ettiği alacak miktarını artırmıştır. Hal böyle olunca, hükmedilen alacağa dava dilekçesinde talep edilen miktar yönünden dava tarihinden itibaren, ıslah dilekçesi ile talep edilen miktara ise ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, tüm alacağa dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HMK'nun 438/7. maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/18816, K. 2019/8311, 16 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama