KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/28492 E., 2019/12890 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı şirket, davalının aylık belirli bir ücret karşılığında muhasebecilik işlemlerini yaptığını, tüm vergi beyannamelerini zamanında yerine getirmesi gerektiğini, ancak davalının kusuru ve ihmali nedeniyle 19.650,00 TL'lik vergi cezasını ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek; ödemiş olduğu 19.650,00 TL vergi cezasının kesildiği tarihten itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/3 fıkrası uyarınca dava tarihi olan 18/11/2013 itibariyle Asliye Hukuk Mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, somut olayda uyuşmazlık, muhasebecilik sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davalının davacıya muhasebecilik hizmeti verdiği taraflar arasında ihtilafsızdır.
Muhasebecilik hizmeti davacının ticari işletmesinin kayıt ve defterlerinin tutulması ile ilgili olup davalı ise tacir değildir. Muhasebe hizmeti veren davalının yaptığı iş ticari mahiyette bulunmamaktadır. Davalı tacir olmadığı gibi, eldeki dava da Türk Ticaret Kanununda düzenlenen mutlak ticari davalardan değildir. Hal böyle olunca davaya bakmaya Ticaret Mahkemesi değil Asliye Hukuk Mahkemesi bakmaya görevlidir.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. O halde mahkemece, Asliye Hukuk Mahkemesi olarak davaya bakılması gerekirken, Ticaret Mahkemesi sıfatıyla davanın esasına girilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/28492, K. 2019/12890, 19 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama