KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/29487 E., 2018/10124 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
431 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ... vekili avukat ... ile davacılar ... Temizlik İnş. Tic. Ltd. Şti. ve diğerleri vekili avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, oluşturdukları ortak girişim ile davalı arasında 12.06.2014 tarihinde “Temizlik Hizmeti Alımı” konulu ve 12 ay süreli sözleşme imzalandığını, sözleşme imzalanırken şirketleri tarafından ihale karar pulu bedeli olarak 106.269,00 TL, damga vergisi olarak 89.506,00 TL ve KİK payı olarak 4.720,74 TL olmak üzere toplam 200.495,74 TL masraf yapıldığını, işi gereği gibi ifa ederken sözleşmenin davalı kurumca 30.08.2014 tarihi itibarı ile tek taraflı olarak feshedildiğini, fesih gerekçesi olarak ...
12. İdare Mahkemesi’nce verilen karar üzerine Kamu İhale Kurumu’nun aldığı 2014/MK-388 sayılı kararın gösterildiğini, sözleşmenin davalı kurumca tek taraflı olarak feshi dolayısı ile zarara uğradıklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 200.495,74 TL’nin sözleşmenin fesih tarihi olan 31.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, idare Mahkemesi kararına istinaden Kamu İhale Kurumu tarafından alınan kararın uygulandığını, dolayısıyla sözleşmenin feshinde kusurları bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 200.494,94 TL'nin 31.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-TBK'nun 117. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Davacının dava açmadan önce davalıyı ihtar çekerek mütemerrit duruma düşürdüğü iddia ve ispat edilmemiştir. Bu nedenle davacı ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edebilir. Mahkemece bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde 31.08.2014 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki; bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip HUMK.'nun 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmelidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/29487, K. 2018/10124, 25 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama