KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/29575 E., 2018/12493 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile 25 adet devre mülk satış vaadi sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşmelerin resmi şekilde yapılmamış olması nedeniyle geçersiz olduğunu, geçersiz sözleşmeye dayalı olarak davalı tarafa toplam 159.800,00-TL ödeme yaptığını belirterek sözleşmelerin geçersizliğinin tespiti ile ödediği bedel olan 159.800,00-TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 23.09.2011 tarihli 25 adet Devremülk Satış Vaadi sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti ile 159.800,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-6502 sayılı kanunun 3. maddesine göre tatil amaçlı satışların yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır. Ancak her alıcının tüketici olarak kabulü mümkün değildir. Yasanın lafzından da anlaşıldığı üzere, tüketici olarak kabul edilmenin ilk koşulu, ticari veya mesleki olmayan bir amaçla hareket edilmiş olmasıdır. Böyle olunca, bir malı olduğu gibi ya da işleyerek bir başkasına satanlar, çıkar karşılığı devretmek üzere satın alanlar, yine bir mal veya hizmeti mesleki veya ticari amaçlarla satın alanlar tüketici sayılamayacaklardır. Burada mal herhangi bir şekilde ticari hayata geri dönmektedir.
Öyle ise; bir mal veya hizmeti, kişisel ihtiyaçları dışında, belirli bir meslek icrası, belirli bir üretimde kullanma, yeniden satış, ticari olarak kullanma vs. gibi mesleki veya ticari amaçlarla satın alanların tüketici kabul edilmeyecekleri kuşkusuzdur. Somut uyuşmazlıkta, davacının 25 adet devre mülkü satın aldığı gözetildiğinde, bu işlemin tüketici işlemi olmadığı anlaşıldığından taraflar arasındaki ilişkinin 6502 sayılı yasa kapsamında kalmadığı görülmektedir. Davanın konusuna göre davaya bakmaya genel mahkeme görevli olduğundan, dosyasının Asliye Hukuk Mahkemesi olarak görülmesi gerekirken, mahkemece Tüketici Mahkemesi sıfatıyla yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre, tarafların temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/29575, K. 2018/12493, 20 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama