KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2017/1904 E., 2020/3169 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2020
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ek kontenjandan yararlanmak suretiyle 07.10.2013 tarihinde davalı Üniversiteye kaydını yaptırdığını, ilki yarıyıl ücreti olan 9.627,23 TL’yi yatırdığını, aynı gün mesai bitmeden eğitim görmesi gereken dersleri öğrenince, orada başarılı olamayacağını anlayıp, aynı gün içerisinde ücretin iadesini istediğini, sözlü olarak kendisine ücretin iade edileceğini ifade edilmesine rağmen sonradan iadenin gecikmesi üzerine çektiği ihtarına verilen cevapta bu defa ücretin iade edilmeyeceği cevabı ile karşılaştığını, başlangıçta eğitim göreceği dersler konusunda bilgilendirilmediğini, bu sebeple de caymak zorunda kaldığını belirterek yatırılan 9.627,23 TL’nin işlemiş ve işleyecek faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 9.627,23 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 3708 Sayılı Yasa ile değişik 56/b ve aynı yasanın Ek 7.maddeleri delaletiyle 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesi uyarınca üniversiteler harçtan muaftır. Açıklanan kanun hükmü nedeniyle davalı üniversiteden harç alınması olanaksızdır. Mahkemece değinilen bu husus gözardı edilerek davalıdan harç alınmasına karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK’nin 438/7.maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2017/1904, K. 2020/3169, 11 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama