KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2017/1912 E., 2018/8621 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
250 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, Hava K.K.lığı’nda görevliyken mecburi hizmet yükümlülüğünü tamamlamadan resen emekliye sevk edilen davalının öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarından kaynaklanan ve ödemesi gereken 1.044,00 TL borcunun bulunduğunu, borcun ödenmesi için tebligat yapılmasına rağmen davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.044,00 TL'nın 17.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline istemiştir.
Mahkemece, verilen kesin süreye rağmen davacı tarafından davalının tebligata yarar adresinin bildirilmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Her ne kadar mahkemece, verilen kesin süre içinde davacı tarafından dava dilekçesinde bildirilen adres dışındaki davalının bulunabileceği adreslerin bildirilmemesi gerekçesi ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de, mahkeme tarafından davalının adresini tespit etmek amacıyla hiçbir araştırma yapılmadığı, sadece davacı tarafından sunulan adrese tebligat yapmakla yetinildiği anlaşılmıştır.
HMK 119/1-b maddesine göre dava dilekçesinde davalının adresi bulunması gerekmekte olup davacı da dava dilekçesinde davalının adresini belirtmiş olduğundan adres araştırması ayrıca mahkemece resen'de yapılmalıdır. Bu hususta araştırma yapılarak davalının belirlenen adreslerine usule uygun tebligat yapılarak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2017/1912, K. 2018/8621, 27 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama