KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2017/4028 E., 2018/10309 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2018
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
445 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 1990 yılında göçmen olarak Türkiye'ye geldiğini, göçmen olması nedeni ile davalı idare tarafından göçmen konutları projesi kapsamında konut verileceğinin bildirildiğini ve kendisine verilen talimat uyarınca Başbakanlığa bağlı ... idaresinin Emlak Bankası ... şubesi aracılığı ile göçmen konutlarına ait hesaba 2.500.000 TL (eski Türk Lirası) yatırdığını ancak vaadedilen dairenin kendisine tahsis olunmadığı gibi ödediği paranın da geri verilmediğini, teklif edilen ücretin 2.150,00 gibi cüzi bir rakam olduğunu ileri sürerek 2.500.000 TL.'nin ödeme tarihi olan 24.09.1991 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının davasının aynen kabulü ile 2.500,00-TL bedelin ödeme tarihi olan 24.09.1991 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı yasanın amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu kanun, birinci maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir.
Yasanın 3.maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar.
Tüketici ise mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır. Aynı yasanın 23. maddesinin 1. fıkrasında ise “bu kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılır” hükmüyle kanunun uygulanmasından doğacak ihtilaflara bakacak görevli mahkeme belirtilmiştir.
Somut olayda uyuşmazlık, Devlet Bakanlığı koordinatörlüğünde yapılan göçmen konutlarından davacı adına tahsis yapılmaması nedeniyle yatırılan peşinatın iadesi isteminden kaynaklanmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.
Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkemece, davaya bakmakla Tüketici Mahkemeleri görevli olduğundan görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalı tarafın temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2017/4028, K. 2018/10309, 6 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama