KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2017/9076 E., 2019/4066 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
415 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan ...'ın 2547 Sayılı Yasanın 33. maddesi gereğince lisansüstü eğitim yapmak amacıyla yurt dışına gönderildiğini, davalının eğitimi sürerken yurda dönmeden 22.01.1999 tarihinde istifa ettiğini belirterek, 102.435.328.000 TL (102.435.32 YTL) alacağın 22.01.1999 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalı ..., davanın reddini dilemiş; diğer davalılar herhangi bir cevap vermemiştir.
Mahkemece, 18. Hukuk Dairesi’nin 2014/2242 Esas, 2014/5974 Karar sayılı bozma ilamına uyularak davalı ... aleyhinde açılan davanın yargılama aşamasında ölümü nedeniyle sorumluluğu ortadan kalktığından reddine, davalılar ... ve ... aleyhinde açılan davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile 73.223,30 TL alacağın dava tarihi olan 10.02.2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalı ... 1.000,00 TL'lik kısmından sorumlu olması kaydıyla adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle ve usuli kazanılmış hak kurumu göz önüne alınarak davacının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece, kararın hüküm başlıklı 2. bendinde''...alacağın dava tarihi olan 10/02/2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte,...'' şeklinde hüküm kurulmuşsa da 18.Hukuk Dairesi’nin 02.04.2002 tarih 2002/359 Esas 2002/1547 Karar sayılı bozma ilamı ile kur tarihi yönünden inceleme yapılmış temyize de sadece davacı başvurmuştur.
İlk kararda alacağın faiz başlangıcı istifa tarihi olan 22.01.1999 tarihi alındığına göre davacı yönünden faiz başlangıç tarihi usulü kazanılmış hak niteliğine dönüşmüş bulunmaktadır. Usulü kazanılmış hakkın sonradan verilen karar ile ortadan kaldırılması ise olanaklı değildir. Temyize konu kararda ise faiz başlangıcı dava tarihinden başlatılmakla usulü kazanılmış hak ilkelerine aykırı davranılmıştır.
Mahkemece alacağın faiz başlangıcının 22.01.1999 tarihinden itibaren başlatılması usulü kazanılmış hak teşkil ettiğinden, usulü müktesep hakka aykırı olarak faiz başlangıcının dava tarihinden itibaren başlatılması usul ve yasaya aykırıdır. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK'nun 438/7 maddesi gereğince düzeltilerek onanması gerekir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2017/9076, K. 2019/4066, 27 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama