KÜNYE
14. Ceza Dairesi 2014/8511 E., 2016/2146 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2016
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (sanıklar), cinsel taciz (sanık ...
- Hüküm
- Sanıkların beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetleri ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatlerine, sanık ...'nın cinsel taciz suçundan beraatine
Karar Metni
513 kelime·3 dk okuma
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle, 28.06.2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler de gözetilip dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, cinsel taciz suçlarından ve sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan beraat hükümlerinin incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar haklarında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin aşamalardaki anlatımları, savunma ile mağdurenin olaydan dolayı ruh sağlığının bozulduğuna ilişkin 11.03.2014 günlü, 351 sayılı üniversite hastane kurul raporu nazara alındığında, kayden 11.09.1998 doğumlu mağdurenin suç tarihinden önce tanışıp arkadaş olduğu sanık ... ile arkadaşı sanık ...'le 13.05.2013 gecesi geç saatte cebir tehdit veya hile olmaksızın evinin yakınındaki mandalina bahçesinde buluşmasının ardından, ...'in yakında beklediği sırada,
...nın rızası dışında cinsel ilişkiye girmek için yere yatırdığı mağdurenin direnmesi üzerine yardım etmesini istediği ...'in mağdurenin ağzını kapatıp kolunu tutmak suretiyle üzerinde ortak hakimiyet kurup direncini kırdıkları mağdure ile ...nın zorla cinsel ilişkiye girmesini sağladığı ve bu suretle ...'in 5237 sayılı TCK'nın 37/1. maddesi anlamında suçu ...yla birlikte işlediği tüm dosya içeriğinden anlaşıldığından,
mağdurenin hastane doğumlu olduğunun belirtilmesi nedeniyle gerçekleştirilen araştırma kapsamında Bolvadin Devlet Hastanesince gönderilen 24.10.2013 günlü, 2456 sayılı cevabi yazıya ekli hastane doğum defteri kaydına göre mağdurenin annesi ...'nin 05.05.1998 tarihinde canlı bir kız çocuğu dünyaya getirdiğinin anlaşılması ve bu tarihe göre değerlendirme yapıldığında, olay günü mağdurenin onaltı yaşı içerisinde bulunduğunun sabit olması karşısında,
sanıklar haklarında TCK'nın 103/4. maddesinin uygulanamayacağı göz önüne alınıp nüfus müdürlüğü temsilcisi hazır bulundurulmak suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 218/2. maddesi uyarınca mağdurenin doğum tarihinin 05.05.1998 olarak tashihine karar verilmesinden sonra sanıkların atılı suçtan eylemlerine uyan TCK'nın 103/2-3-6. maddesi gereğince cezalandırılmalarına karar verilmesi yerine, yazılı şekilde ...nın 103/2-4-6, ...'in ise 103/2-4-6,39. maddelerine göre mahkumiyetlerine hükmedilmesi,
Yargılama sırasında istinabe yoluyla beyanları alınan mağdure ile velayet hakkına sahip babası müşteki tarafından vekaletname ile yetkili kılınan vekilin katılanlar adına davayı takip etmesi nedeniyle lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi gereğince vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hükümlerden sonra Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü,29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Yargıtay 14. Ceza Dairesi, E. 2014/8511, K. 2016/2146, 4 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama