KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/14449 E., 2007/524 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2007
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
409 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 28.5.1999 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.3.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, 2432 parsel sayılı taşınmazı yararına davalılara ait 2434 ve 2431 parsel sayılı taşınmazlardan geçit hakkı kurulmasını istemiş, Mahkemece, davanın kabulü ile 2431 parsel sayılı taşınmazdan geçit hakkı kurulmuş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 747.maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.Geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur.Somut olayda,geçit ile yükümlendirilen taşınmaz maliki ... Yüksel’in mirasçılarından ... Yüksel davada yer almamıştır.Taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması gerektiğinden mirasçı ... Yüksel’in davada yer almaması doğru görülmemiştir.
Yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak özellikle tarım alanlarının nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 metre) geçit hakkı tesisine karar vermek gerekir. Hükme esas alınan 27.04.2004 günlü fen bilirkişisinin raporunda geçit hakkı ... ile taralı alandan kurulmuş yol ile bağlantısının kurulduğu kısımda geçit genişliği gerekçe gösterilmeden 4 metre olarak belirlenmiştir. Geçit hakkının genişliğinin kabul edilebilir bir gerekçe de gösterilmeden yola bağlantı kısmında 4 metre genişliğinde belirlenmesi de doğru görülmemiştir.
Geçit bedeli saptanırken, dava tarihi ile hüküm tarihi arasında taşınmaz değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek bir sürenin geçmesi halinde yeniden değer tespiti ile bu bedelinde hükümden önce depo ettirilmesi gerekmektedir. Böylece fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi doğrultusunda, davacının hakkın kötüye kullanılması sonucu doğuracak davranışlarının da önüne geçilmiş olacaktır. Geçit bedeli, 21.10.1999 tarihli keşifte dava tarihi itibariyle mahalli bilirkişinin belirttiği değer esas alınarak belirlenmiştir. Dava tarihi ile hüküm tarihi arasında uzun bir süre geçtiğinden, Mahkemece, geçit bedelinin yeniden tespiti ile hükümden önce depo ettirilmesi gerektiği düşünülmemesi doğru bulunmamıştır.
Geçit hakkı kurulması istemli davaların niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılır ve davacı vekil ile temsil edilse bile vekili yararına avukatlık ücreti taktirine hükmedilmez. Mahkemece, yargılama giderinin davalıya yüklenmesi ve davacı yararına avukatlık ücreti taktiri doğru görülmemiştir.
Kurulan geçit hakkının Medeni Kanunun 748/3. maddesi uyarınca Tapu Siciline kaydı da gerektiği halde Mahkemece kurulan geçit hakkının tapu siciline kaydına karar verilmemesi de hatalı olmuştur.
Açıklanan nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2006/14449, K. 2007/524, 25 Ocak 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama