İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2006/3059 K.2006/4661

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 21.07.2005 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.11.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından…

Esas2006/3059Karar2006/4661Tarih20 Nisan 2006Okuma5 dk · 989 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/3059 E., 2006/4661 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Nisan 2006
Mahkemesi
Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

989 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 21.07.2005 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.11.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 747 (önceki Medeni Kanunu’nun 671.) maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine mutlak geçit ihtiyaç veya geçit yoksunluğu, ikincisine de nisbi geçit ihtiyacı ya da geçit yetersizliği denilmektedir.

Geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına geçit istenen taşınmaz müşterek mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir.Geçit ihtiyacı olan kişi davasını öncelikle taşınmazların mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun taşınmaz malikine karşı ve daha sonra bundan en az zarar görecek olana yöneltmelidir.

Mahkemece uygun geçit yeri saptanırken öncelikle taraf yararlarının gözetilmesi gerekir. Zira, geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının subjektif arzularına göre değil objektif esaslara uygun belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.

Uygun güzergah saptanırken, aleyhine geçit kurulan taşınmazın kullanım bütünlüğü bozulmamalıdır. Taşınmazın kullanım bütünlüğünün bozulmasının zorunlu olduğu hallerde bu husus gerekçelendirilerek geçit hakkı tesisi edilmelidir.

Yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak, özellikle tarım alanların nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 m.) geçit hakkı tesisine karar vermek gerekir. Bu miktarı aşan bir yol verilecekse bunun gerekçesi kararda dayanakları ile birlikte gösterilmelidir.

Saptanan geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel taşınmazın niteliğine uygun atanacak bilirkişiler aracılığı ile objektif kriterler esas alınarak belirlenmelidir. Saptanacak bedel hükümden önce depo ettirilmeli, şayet dava tarihi ile hüküm tarihi arasında taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş ve bu sürede de geçit için öngörülen bedel davanın daha başında belirlenmişse, bu bedelin ödenmesine karar verilmesi halinde, mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olunacağı durumlarda hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak davranışları önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tesbiti yapılmalıdır.

Kurulan geçit hakkının Medeni Kanunun 748/3. maddesi uyarınca Tapu Siciline kaydı da gereklidir.

Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır.

Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;

Davacılar kendilerine ait 343 parsel sayılı taşınmazın ana yola bağlantısının bulunmadığını belirterek davalıya ait 6253, 6254 ve 6255 parsellerden bedeli karşılığında geçit hakkı tesisi için dava açmışlardır.

Mahkemece, davacıların davası kabul edilerek davacılara ait 343 parsel lehine teknik bilirkişinin 18.07.2005 tarihli krokisinde A harfiyle gösterilen çıkmaz yolun paftasında mevcut olduğu bu yolun B harfiyle gösterildiği gibi 4,5 metre eninde 47 metre uzunluğunda uzatılarak A ve B harfleriyle gösterilen şekilde ve güzergahta geçit hakkı kurulması ve davacılar lehine takdir edilen vekalet ücretinin ve yargılama giderlerinin davalı'dan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.

Mahkemece yapılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 4,5 metre eninde 70 metre uzunluğundaki yolun zeminde ve paftasında mevcut olduğu ve bu yoldan davalıya ait parsellerin yararlandığı, davacıların davalıya ait parsellerin batısında bulunan 343 nolu parsellerine geçebilmeleri için çıkmaz yolun krokide B ile gösterilen 4,5 metre eninde 47 metre uzunluğunda toplam 211.50 metrekarelik bir alandan geçmesi halinde en kısa, en ekonomik ve uygun yol olduğu tespit edilmiş, başkaca alternatif yol araştırılması yapılmamış, mahkemece bu seçenek üzerine hüküm kurulmuştur.

Az yukarıda sözü edildiği üzere, geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlandıran bir irtifak hakkı olmakla beraber özünü komşuluk hukukundan aldığından yol saptanırken komşuluk hukukunun genel ilkeleri hiçbir zaman göz ardı edilmemeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi gözetilmelidir. Uygun güzergah saptanırken aleyhe geçit kurulan taşınmazın kullanım bütünlüğü bozulmamalıdır.

Mahkemenin geçit için belirlediği yer davalıya ait 6255 parsel sayılı taşınmazın ortasından geçmektedir. Geçit verilen yer davalı 6255 parsel sayılı taşınmazın kullanım bütünlüğünü bozmaktadır.

Ayrıca davacıya ait yararına geçit kurulacak taşınmaz tapu kaydında "Tarla" vasfındadır. Taşınmazın kullanım amacı dikkate alınarak tarım aracının geçebileceği genişlikte 2,5-3 metre eninde geçit hakkı tesisine karar vermek gerekir. Eldeki davada geçit için belirlenen yerin genişliği 4,5 metredir. Bunun gerekçesi, dayanakları ile kararda gösterilmemiştir.

Bütün bu anlatımlardan anlaşılacağı üzere mahkemece uygun geçit yeri tüm seçenekler araştırılmadan, geçit yeri genişliğide yararlanacak taşınmazın tarla vasfında olduğu nazara alınmadan tespit edilmiştir.

O halde mahkemece teknik bilirkişilerin katılımı ile yeniden keşif yapılarak davacıların tarla vasfındaki taşınmazları lehine kurulabilecek geçit yerleri taraf yararları ve fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi gözetilerek tüm alternatifler değerlendirilmeli, bunlar bilirkişinin düzenleyeceği kroki de açık ve denetime elverişli şekilde gösterilmeli, belirlenen alternatiflerden en uygun güzergah geçit için esas alınmalıdır.

Açıklanan şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan davanın kabulüne karar verildiğinden karar bozulmalıdır.

Kabule göre de;

1- Geçit hakkı tesisine ilişkin hükümde leyh ve aleyhine geçit hakkı kurulan taşınmazların açıkça gösterilmesi gerekir. Mahkemece, davacılara ait parsel lehine, davalıya ait hangi parsel aleyhine geçit hakkı kurulduğunun karar yerinde gösterilmemesi doğru değildir.

2- Geçit davalarında yükümlü taşınmazdan geçit yeri olarak belirlenen bölümün tespit edilmiş geçit değeri hükmün infazından önce yükümlü taşınmaz sahibine verilebilecek şekilde mahkeme veznesine depo ettirilmelidir. Mahkemece saptanan bedel depo ettirilmediği gibi geçit bedelinin hak sahibine ödenmesi hususunun gerekçeli kararın hüküm fıkrasında yazılmaması da doğru değildir.

3- Geçit hakkı tesisine ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama harç ve giderlerinin davacının üzerinde bırakılması yerine davalıdan tahsiline karar verilmiş ve davacılar yararına vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bu nedenlerle de bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 20.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2006/3059, K. 2006/4661, 20 Nisan 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2006/3059
Karar No
2006/4661
Tarih
20 Nisan 2006

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2006/3059 K.2006/5284
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2006/3060 K.2006/4436
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2006/3060 K.2006/6229
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2006/3061 K.2006/5281
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2006/3062 K.2006/4134
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2006/3062 K.2006/6230

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.