İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2007/1920 K.2007/6777

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.03.2002 gününde verilen dilekçe ile kişisel hakka dayalı elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine bozma ilamına da uyularak yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 01.05.2006 günlü hükmün…

Esas2007/1920Karar2007/6777Tarih5 Haziran 2007Okuma5 dk · 966 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/1920 E., 2007/6777 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Haziran 2007
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

966 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.03.2002 gününde verilen dilekçe ile kişisel hakka dayalı elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine bozma ilamına da uyularak yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 01.05.2006 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 29.05.2007 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili Av. ... geldi. Karşı taraf ve vekili gelmedi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava kira sözleşmesi ile zilyetliğine terk edilen yere elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir. Davacı, kiraladığı yerle ilgili işleri yürütmesi için kardeşi ...’e vekaletname vererek askere gittiğini, kardeşinin şirket kurarak kiraladığı fırını kendi adına diğer davalılar ile birlikte kullandığını ileri sürerek, kiralanan yere davalıların haksız elatmasının önlenmesini talep etmiştir. Davalılar, davacının dayandığı kira sözleşmesinin feshedildiğini, daha sonra kendileri ile kira sözleşmesi yapıldığını savunmuşlardır.

Mahkemece, davacının kira sözleşmesine dayanarak kiraladığı yerde zilyetliğinin sağlanmasını kiralayandan isteyebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacının temyizi üzerine karar Dairemizce, “…Dosya içerisinde bulunan kira sözleşmelerine göre, davacının 1.10.2001 tarihinde, davalı ... Unlu Mamüller İmalat San.Tic.Ltd.Şti.nin ise 10.10.2001 tarihinde dava konusu fırını kiraladıkları sabittir.

Davacının kira sözleşmesi önceki tarihli olup, teslime ilişkin sözleşmede özel hüküm de bulunmadığından sözleşmenin başlangıç tarihine göre fırının davacıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. Kiralayanın kira konusu fırın üzerindeki zilyetlik ilişkisi kesilmiş olup, ilk kiracı ile yapılan sözleşme fesih edilmediği sürece geçerliliğini koruduğundan, sonradan bir başka kişi ile yapılan kira sözleşmesini geçerli kabul etme olanağı yoktur.

Mahkemece, ilk yapılan kira sözleşmesine üstünlük tanınarak delillerin bu çerçevede değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekirken, kiralayanın kira konusu taşınmazı davacıya teslim ettiği gözetilmeden yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru görülmemiştir." şeklindeki gerekçelerle bozulmuştur. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş, bu kez hükmü davalılar temyiz etmiştir.

Dava konusu fırının kullanımı için davacı ve davalı ... Unlu Mamüller İmalat San.Tic.Ltd.Şti ile düzenlenmiş iki ayrı kira sözleşmesi bulunmaktadır. Davalı yan davacı ile yapılan kira sözleşmesinin feshinden sonra kendileri ile kira sözleşmesi düzenlendiğini iddia etmişlerdir.

Gerçektende dosya içerisinde bulunan vekaletname ve fesih sözleşmesine göre davacı davalılardan kardeşi ...’e verdiği vekaletnameye dayanarak ...’in kiralayan ile düzenlediği “fesih sözleşmesi” kira sözleşmesinin fehedildiği anlaşılmaktadır. Ancak bu belgelerin Dairemizce ilk temyiz denetimi sırasında incelenmediği anlaşılmıştır.

Bu durumda dosyada bulunan kanıtlardan bir kısmının gözden kaçırılması sonucu verilen bozma kararının davacı yan yararına usulü kazanılmış hak oluşturup oluşturmadığı hususunun irdelenmesi gerekmektedir.

Bilindiği gibi, usulü kazanılmış hak, mahkemenin veya tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri yararına diğerinin ise aleyhine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hak olarak tanımlanır. H.U.M.K.nun da düzenlenmemiş olmamakla birlikte uygulama ve İçtihadı Birleştirme Kararlarıyla ( 4.2.1959 gün ve 13/5 sayılı İ.B.K, 9.5.1960 gün ve 21/9 sayılı İ.B.K.) yargılama hukukundaki yerini almıştır.

Yargıtay bozma ilamına uyulmakla hüküm yararına bozulan kişi açısından da usulü kazanılmış hak doğar. Ancak, usulü kazanılmış hakkın istisnaları vardır ve bunlardan birisi de “maddi hata”dır. Yargıtay uygulamalarında maddi hata kavramı, dar anlamda kullanılmamaktadır. Bir savunmanın veya delilin gözden kaçmış olması veya kararın esasına etkili bir konunun araştırılmamış olması da maddi hata kavramı içinde düşünülmektedir.

Ve böyle bir hata ile malul bozma ve onama kararlarının taraflar için kazanılmış hak oluşturmadığı da yine Yargıtay uygulamalarında kabul edilmektedir.

Görülüyor ki, temyiz incelemesi sırasında gözden kaçan ve davanın esasına etkili kanıtlara dayalı olarak verilen karar, tarafların leh veya aleyhine usulü kazanılmış hak oluşturmamaktadır. O halde davacı tarafından verilen vekaletname ve bu vekaletnameye dayanılarak düzenlenen fesih sözleşmensin hüküm ve sonuçları değerlendirilmelidir.

Borçlar Kanunu’nun 386/1 de tanımlanan vekalet, öyle bir sözleşmedir ki, vekile müvekkili yararına ve iradesine uygun bir sonuca yönelen bir iş görmeyi zaman kaybına tabi olmaksızın ve nisbeten bağımsız olarak yapma borcunu, sonucun elde edilememesi riski vekile ait olmamak üzere yükler. (Haluk Tandoğan, Özel Borç İlişkileri II, ... 1987 s. 356)

Vekalet sözleşmesi büyük ölçüde vekil ile vekil edenin karşılıklı güvenine dayanır. Vekilin borçlarının çoğu da bu güven unsurundan kaynaklanır. Borçlar Yasasının 390/2. maddesinde belirtildiği gibi vekil müvekkiline karşı vekaleti iyi bir surette ifa ile mükelleftir. Vekil, vekil edenin yararına ve onun iradesine uygun olarak hareket etme, onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altındadır. Vekaletin nasıl yerine getirileceği yönünde sözleşmede açık bir hüküm bulunmasa veya işlem dış temsil yetkisinin sınırları içersinde kalsa bile vekilin bu yükümlülüğü daima mevcuttur. (13.HD. 3.10.1995, 1995/6697, 8386 1.HD. 12.03.2002, 2002/1636-3384, 1.HD.16.6.2004. 2004/6893-7338).

Davacıda davalılardan ...’e 14.2.2001 tarihinde vekaletname vermiş, vekaletnamede “işyeri açma ve işletme yetkileri”ni düzenlediği bölümde adına her türlü yazılı ve sözlü anlaşmalar yapması için ...’i yetkili kılmıştır. ...’de davacının daha önce kira sözleşmesi düzenlediği ... ... ile bu vekaletnameye dayanarak 10.10.2001 tarihinde 1.5.2001 tarihli kira sözleşmesini fesh etmiştir. Burada da karşımıza vekilin kiraya veren ile yaptığı bu işlemin vekaletname kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği sorunu çıkmaktadır.

Borçlar Kanununun 1.maddesine göre, sözleşme “iki tarafın karşılıklı ve birbirine uygun surette rızalarını beyan etmeleridir.” Görülüyor ki; bir sözleşmeden bahsedebilmek için öncelikle iki tarafın bulunması gerekir. Zira, sözleşme ile kişiler arasında hukuki bağ kurulur, değiştirilebilir veya ortadan kaldırılabilir. Borç ilişkisini sona erdiren sözleşmeler arasında sayılan fesih sözleşmesi de Borçlar Kanununun 1.maddesi anlamında bir sözleşmedir.

Evvelki hukukumuzda “ikale” adı verilen ve bu daha çok satım ve kira sözleşmelerinde uygulanan fesih sözleşmesi ile önceki hukuki işlemin hiç yapılmamış olması halindeki durum tesis edilmek istenir (Kenan Tunçomağ, Borçlar Hukuku, ..., 1969 s.674). Davacının işyeri ile ilgili her türlü sözleşme yapmakla yetkili kıldığı vekilinin kira sözleşmesini kiralayan ile birlikte düzenlediği sözleşme ile fesh etmiştir.

Böylece kira sözleşmesinin taraflara yüklediği hak ve borçlar sona ermiştir.

Yukarıdan beri yapılan tüm bu açıklamalarda göstermektedir ki; Davacının dayandığı kira sözleşmesi hukuki varlığını yitirmiş ve halen davalı ... Unlu Mamüller İmalat San. Tic. Ltd. Şti. ile yapılan kira sözleşmesi hukuken ayakta bulunduğundan davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 500,00 YTL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 05.06.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2007/1920, K. 2007/6777, 5 Haziran 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2007/1920
Karar No
2007/6777
Tarih
5 Haziran 2007

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2007/1921 K.2007/6691
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2007/1928 K.2007/7927
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2007/1929 K.2007/4345
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2007/1931 K.2007/4116
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2007/1935 K.2007/5251
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2007/1936 K.2007/6275

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.