KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/7335 E., 2007/7969 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
678 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 13.11.2003 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı, birleşen dava davacısı ... tarafından 9.6.2005 tarihinde aynı davalılara karşı geçit istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.12.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar ... vd. vekili ile ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Asıl davada,davacı vekili, müvekkili ...'nun 1018 ve 1021 parsellerin maliki olup, davalılara ait 995, 1001, 1002, 1009 ve 1011 parsel sayılı taşınmazlar üzerinden bilirkişinin belirleyeceği genişlikte geçit hakkı tesisini, birleşen davada ise davacı 1017 ve 1022 parsel sayılı taşınmazlar maliki ... vekili davalılara ait 996, 1000, 1003, 1008 ve 1012 parsel sayılı taşınmazlar üzerinden mahkemenin belirleyeceği genişlikte geçit hakkı kurulmasını talep etmiştir.
Mahkemece, asıl davanın ve birleşen davanın kabulüne karar verilerek, asıl davada davacı ...'ya ait 1018 parsel sayılı taşınmaz lehine davalılara ait 995, 996, 1000, 1001, 1002, 1003, 1008, 1009, 1011 ve 1012 parsel sayılı taşınmazlar üzerinden fen bilirkişisi ...'ın 14.09.2006 tarihli ek raporunda ve krokisinde belirttiği şekilde; birleşen davada ise davacı ...'a ait 1017 parsel sayılı taşınmaz lehine davalılara ait 995, 996, 1000, 1001, 1002, 1003, 1008, 1009, 1011 ve 1012 parsel sayılı taşınmazlar üzerinden fen bilirkişisi ...'ın 14.09.2006 tarihli ek raporunda ve krokisinde belirtildiği şekilde geçit hakkı kurulmasına karar verilmiştir.
Hüküm 1011 parsel maliki ... ile 995, 1001, 1002, 996, 1000, 1003, 1008 ve 1012 parsel malikleri ..., ... ... ... ve ... ... tarafından temyiz edilmiştir.
1- Yapılan yargılamaya toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, davalılar ..., ... ... ... ve ... ... vekili ile davalı ...'nin diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi gerekmiştir.
2- Dava Medeni Kanunun 747.maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı tesisi istemine ilişkindir.
Dosyadaki pafta ve bilirkişi raporları incelendiğinde, davacılara ait taşınmazların genel yola bağlantısı olmadığı, başka bir anlatımla mutlak geçit ihtiyacı içinde olduğu görülmektedir.
Mahkeme bu ihtiyacı karşılamış, davacı ...'ya ait 1018 ve davacı ...'a ait 1017 parsel sayılı taşınmazlar lehine davalılara ait parseller üzerinden geçit kurularak genel yola bağlantı sağlanmıştır. Ancak, dosya içerisindeki 14.09.2006 günlü fen bilirkişisi ...'a ait ek rapor ve ekindeki krokiden davacılar lehine davalılara ait parseller üzerinden 4 metre genişliğinde geçit hakkı kurulduğu anlaşılmaktadır.
Ne var ki; dairemizin yerleşik uygulamalarına göre özellikle tarım alanlarında geçitin bir tarım aracının geçebileceği genişlikte en çok 2,5-3 metre eninde tesisi gerekir. Bu miktarı aşan bir yol verilecekse bunun gerekçesi kararda dayanakları ile birlikte gösterilmelidir.
Somut olayda; davacılar lehine davalılar parselleri üzerinden toplamda 4 metre genişliğinde geçit hakkı kurulmak suretiyle uygulamaya uygun düşülmediği gibi, niçin 4 metre genişliğinde geçit hakkı tesis edildiği hususunda da gerekçe gösterilmemiştir.
Diğer yandan, davalılardan ...'e ait 1009 parsel sayılı tarla vasfındaki taşınmaz, davanın devamı sırasında 04.09.2006 tarihinde dava dışı Arife Sokullu'ya satılmıştır. Ancak, somut olayda mülkiyet hakkı sahibi olan yeni malike H.U.M.K.nun 186.maddesi gereğince husumetin yöneltilmesi gerekirken yeni malike husumet yöneltilmeden, eski malik ... hakkında hüküm kurulup, geçit bedelinden 1009 parselin payına düşen bedelin ...'e ödenmesi yönünde karar verilmiş olması da doğru olmamıştır.
Yol ihtiyacı içinde olduğu anlaşılan 1022 ve 1021 parsel sayılı taşınmazların hükümle yükümlendirilen diğer taşınmazlar yanında 1017 ve 1018 parseller üzerinden de geçmesinin zorunlu bulunduğu dosyadaki 14.09.2006 günlü rapor ve ... boya ile taralı krokiden açıkça anlaşıldığı halde; davacı 1018 parsel malikinin aynı zamanda 1021 parsel maliki ..., davacı 1017 parsel malikinin ise aynı zamanda 1022 parsel sayılı taşınmazın maliki ... olmasından bahisle; geçit haklarının asıl ve birleşen davada ...'a ait 1017 ve ...'ya ait 1018 parsel lehine kurulması doğru olmamıştır.
Zira, geçit hakkı bir gayrimenkul mükellefiyeti olduğundan lehine geçit istenen davacı parselleri ayrı ayrı bağımsız olarak değerlendirilmeli, dava konusu her bir parsel yararına geçitin başladığı yerden ulaştığı genel yola kadar olan güzergahtaki aleyhine geçit kurulan tüm parseller ayrı ayrı belirtilmelidir.
Yine davacıların kendi parselleri arasında da kesintisiz bağlantının gerçekleştirilmesi için davacılara ait taşınmazlar arasında "akti geçit hakkı" kurdurma olanağı tanınmalı, ya da istek halinde hükmen her bir davacı parseli ile devamındaki davacı parselleri arasında kesintisiz olarak ulaşımı sağlayacak şekilde geçit kurulmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2007/7335, K. 2007/7969, 21 Haziran 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama