İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2007/8599 K.2007/14531

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 8.12.2004 gününde verilen dilekçe ile muarazanın giderilmesi ve üst hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 17.10.2006 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak…

Esas2007/8599Karar2007/14531Tarih20 Kasım 2007Okuma5 dk · 1.095 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/8599 E., 2007/14531 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Kasım 2007
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.095 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 8.12.2004 gününde verilen dilekçe ile muarazanın giderilmesi ve üst hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 17.10.2006 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle tayin olunan 20.11.2007 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av. ... ile karşı taraftan davalı vekili Av. ... ile ihbar olunan belediye vekili Av.... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, 3.6.1992 tarihli “işbirliği protokolü” başlıklı sözleşmeye dayalı üst hakkı tesisi, ikinci kademedeki istek ise, üst hakkı bedelinin tespiti ile davalıdan (tazminat olarak) istemlerine ilişkindir. Davalı DSİ Genel Müdürlüğü, sonradan yapılan sözleşme ile ilk protokolün geçersiz hale geldiğini, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, üst hakkı tesisi ancak Tapu Sicil Müdürlüğü önünde resmi şekilde yapılabileceğinden söz edilerek dava reddedilmiştir. Kararı davacı vakıf temyiz etmiştir.

Taraflar arasındaki 3.6.1992 günlü işbirliği protokolünün 1.maddesi ile mülkiyeti davalı DSİ Genel Müdürlüğüne ait 272 parsel sayılı taşınmazın 49 yıllık süre ile davacıya tahsis edildiği, protokolün 3.maddesinde davacı vakfın taşınmaz üzerine sosyal tesis yapacağı ve bu tesislerden davalı kurum personelinin de yararlanacağının kararlaştırıldığı, 4.maddede ise 49 yılın sonunda süreuzatılmazsa tesislerin davalıya terk edileceğinin hükme bağlandığı görülmektedir.

Sonradan, yine taraflar arasında düzenlenen 27.12.1994 tarihli protokolle ilk protokoldeki 49 yıllık yararlanma süresi 9 yıla indirilmiş ve aynı tarihli ayrı bir kira sözleşmesi yapılarak bu sözleşme tapuya şerh edilmiştir. Yanlar arasındaki çekişme 3.6.1992 tarihli ilk protokolün bir üst hakkı tesisi sözleşmesi olup olmadığı ve ikinci sözleşme ile bu sözleşmenin hükmünü yitirip yitirmediği noktasında toplanmaktadır.

Bilindiği üzere üst hakkı başkasının taşınmazı üstünde veya altında inşaat yapma veya önceden yapılmış bir inşaatı koruma yetkisi sağlayan ve bu inşaat üzerinde irtifak hakkı sahibine mülkiyet hakkı kazandıran bir irtifak hakkıdır. Üst hakkına ilişkin yasal düzenlemeler Türk Medeni Kanununun 726 ve 826-836.maddeleri arasında yapılmıştır.

Olağan yolla üst hakkı tesisi, önce tarafların üst hakkı kurulması konusunda yazılı veya sözlü anlaşma yapmaları, ilgili Tapu Siciline giderek iradeleri doğrultusunda resmi senet düzenletip üst hakkı kuruluş senedini tanzim etmeleri, bundan sonrada resmi memurdan üst hakkının bir irtifak hakkı olarak taşınmaz kaydına şerh edilmesi veya tescil talebinde bulunmaları suretiyle kurulur.

Türk Medeni Kanunun 827.maddesinde geçen “resmi senet”ten maksat resmi bir memur tarafından hazırlanarak taraflar huzurunda imzalanan ve resmi memurca mühür ve imza ile onaylanan sözleşmedir. Gerçekten, hangi işlemlerde resmi senet düzenleneceği bazı kanunlarda gösterilmiştir. Örneğin.

Tapu Kanununun 26, Kat Mülkiyeti Kanunun 13, Türk Medeni Kanununun 634, 781, 827, Borçlar Kanununun 213 ve Tapu Sicil Tüzüğünün değişik bazı maddelerinde öngörülen işlemlerin resmi senet düzenleyerek yapılacağına dair hükümler bulunmaktadır. Tapu Kanununun 26.maddesine göre resmi senet düzenlemek suretiyle yapılacak işlemler arasında “üst hakkı irtifakı” da sayılmıştır.

Üst hakkı tesisine ilişkin resmi senet tapu memuru tarafından 30 yıldan aşağı ise tapunun irtifak hakları sütununda gösterilir. Uygulamada buna süreli üst hakkı denilmektedir. Şayet üst hakkı 30 yıldan fazla süreli ise o zaman tapu kütüğünün ayrı bir sayfasında bağımsız bir taşınmaz künyesi gibi tescil edilecektir. Buna da uygulamada bağımsız ve sürekli üst hakkı denilmektedir.

Yapılan açıklamalardan sonra, taraflar arasındaki 3.6.1992 günlü sözleşmenin niteliği üzerinde durulması gerekmektedir. Adi yazılı düzenlenmiş bu sözleşmenin Türk Medeni Kanununun 827.maddesinin aradığı resmi senet niteliğinde olmadığı açık-seçiktir.Bu sözleşme ile taraflar ileride üst hakkı tesisi için resmi senet yapma taahhüdünde bulunmuştur. Gerçekten, Borçlar Kanununun 22.maddesi ilk bendi uyarınca “Bir aktin ilerde inşa edilmesine dair yapılan mukavele muteberdir”.

Hiç kuşkusuz üst hakkı tesisinin resmi senetle yapılması Türk Medeni Kanununun 827.maddesinde emredildiğinden ön sözleşmenin de Borçlar Kanununun 22.maddesinin 2.bendi uyarınca biçim koşuluna uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda davacı, ön sözleşmenin geçerli olduğu inancı ile hareket ederek davalının maliki olduğu 272 parsel üzerine tesisler inşa etmiş ve yine bu inançla hiç çekişme olmaksızın tesisleri 5 yıl süre ile kullanmıştır.

Yine biçim eksikliği nedeninden kaynaklanan 30.9.1988 tarih ve 2/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gerekçesinde belirtildiği üzere edimler davacı tarafından bütünü ile yerine getirildiğinden burada sözleşmenin biçim eksikliğini ileri sürmek Türk Medeni Kanununun 2.maddesinde ifadesini bulan “dürüst davranma” kuralına uygun düşmez.

Davacı şekil koşuluna uymasa bile anılan İçtihadı Birleştirme Kararında vurgulandığı üzere 3.6.1992 günlü adi yazılı düzenlenen sözleşmeye dayanarak üst hakkı tesisi borcunu yerine getirmeyen davalıdan bu hakkın mahkeme hükmü ile kurulmasını talep edebilir. Ne var ki;

Dava, 8.12.2004 tarihinde açılmıştır. 3620 m2 olan 272 parsel sayılı taşınmaz sözleşmenin yapıldığı tarihte tam payı olarak davalı adına kayıtlı iken şuyuulandırma işlemi sonucu taşınmazın yüzölçümü 4127 m2 ye çıkartılmış, kayıtta davalı idareye 1368/2400, dava dışı Hazineye de 1032/2400 pay verilmiştir. Hazineye ait payın 28.9.2005 tarihinde davacı vakfın kiracı olan ...’a satılarak temlik edildiği, davalı DSİ Genel Müdürlüğüne ait payın ise 18.1.2006 tarihinde kamulaştırma suretiyle davanın ihbar edildiği ... Büyükşehir Belediyesine geçtiği anlaşılmaktadır. Görülüyor ki, üst hakkı kurulması istenen taşınmaza sözleşme tarihinde DSİ Genel Müdürlüğü malik iken şuyuulandırma ve kamulaştırma işlemi sonucu sonradan 252 ada 12 parsel olan taşınmaza başka kişiler malik olmuştur.

Eşya Hukukunda da Borçlar hukukunun sözleşme serbestisi ilkeleri hakimdir. Fakat Eşya Hukukunun özelliğinden kaynaklanan bazı borçlar vardır ki, sözleşme bulunmasa da sonradan malik olan kişi salt eşyanın maliki olduğundan borçlanmakta, alacak ona karşı da ileri sürülebilmektedir. Eşya Hukukunda bu kurala “eşyaya bağlı borç” denilmektedir. Örneğin.

Türk Medeni Kanununun 725.maddesinde hükme bağlanan taşkın yapı sebebiyle temliken tescil davalarında veya 747.maddede düzenlenen geçit davalarında, bina sahibi veya geçit ihtiyacında olan şahsi hakkını, sözleşmesi olmayan yeni malik yada maliklere karşı da ileri sürebilir.

Fakat, üst hakkı sözleşmesindeki borç az önce örneklenen eşyaya bağlı borç olmadığından taşınmaz malikinin değişmesi halinde şahsi hak sahibi bu şahsı hakkını yeni maliklere karşı ileri süremez ve yeni malikler ifaya zorlanamaz. Olayımızda sözleşme yapıldıktan sonra mülkiyetteki değişiklikler sözleşmenin ifasını imkansız kıldığından davacı vakfın üst hakkı tesisine ilişkin isteminin dinlenme olanağı kalmamıştır.

Bundan dolayı da eldeki davada HUMK.nun 186.maddesinden yararlanılarak davanın yeni maliklere yöneltilmesinin amacı ve sağlayacağı bir sonuç yoktur. Yapılan bütün bu açıklamalar karşısında mahkemece üst hakkı kurulmasına ilişkin davacı isteminin reddedilmiş olmasında yasaya aykırılıktan söz edilemez. Ancak;

Davacı taraf dava dilekçesinin sonuç kısmında “davacı vakfın 49 yıllık üst hakkı irtifakının olduğunu tespiti ve tapuya şerh verilmesini” talep ettikten sonra ikinci kademedeki istek olarak “bu arada davalı idarenin bir şekilde taşınmazı elinden çıkarmış olması durumunda yararlanamadığımız üst hakkı bedelinin tespiti ile davalı idareden (tazminat olarak) tahsili” demek suretiyle HUMK.nun 186.maddesindeki seçimlik yetkisini daha davanın başında önceki malikten tazminat istediğini beyan ederek kullandığından mahkemece bu istekle ilgili olarak olumlu-olumsuz bir hüküm kurulmaması doğru değildir. Karar açıklanan bu nedenle bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun olan hükmün BOZULMASINA, 500,00 YTL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalı ... Müdürlüğünden alınarak davacı ... Vakfına verilmesine, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 20.11.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2007/8599, K. 2007/14531, 20 Kasım 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2007/8599
Karar No
2007/14531
Tarih
20 Kasım 2007

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2007/8600 K.2007/9655
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2007/8600 K.2007/14088
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2007/8601 K.2007/9656
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2007/8601 K.2007/13664
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2007/8602 K.2007/10280
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2007/8605 K.2007/13665

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.