KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/11832 E., 2008/12531 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 19.02.2007 gününde verilen dilekçe ile tahsise dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.06.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin eski 173 parsel, yeni 2156 ada, 1 parselde yer alan ve davalı Maliye Hazinesinin mülkiyetinde olan taşınmazın Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiş, davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 3290 sayılı yasa ile değişik 2981 sayılı yasa ile aranılan koşullar yerine geldiğinden davacının isteminin kabulüne, bilirkişilerin 09.11.2007 tarihli raporunda “A” harfi ile gösterilen pembe renkle işaretlenmiş taşınmazın 178/2772 payının iptali ile davacı adına tesciline bakiye 2594/ 2772 payının davalı hazine üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Mülkiyet hakkı, konusu olan taşınmaz üzerinde kapsamı açısından en geniş yetkileri veren ayni bir haktır. " Mülkiyet hakkının içeriği" başlıklı Türk Medeni Kanununun 683. maddesi hükmü gereğince; "bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir".
Birinci fıkrada mülkiyetin sağladığı en önemli üç unsur olan kullanma, yararlanma ve tasarruf yetkileri sayılmaktadır.
Taşınmazda Türk Medeni Kanununun 688. maddesinde öngörülen "paylı mülkiyet" hükümleri geçerlidir. Türk Medeni Kanununun 688. maddesinde "paylı mülkiyette birden çok kimse maddi olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla maliktir" hükmü yer almaktadır. Müşterek mülkiyette ise; birden fazla kimse bir taşınmaza belirli bir oranda, bölünmemiş ve taşınmazın bütününe yaygın bir pay ile, birlikte maliktirler. Paydaşlardan her biri kendi bölünmemiş ve taşınmazın tümüne yaygın payında malik gibi tasarruf etme yetkisine sahiptir.
3290 sayılı yasa ile değişik 2981 sayılı yasanın tahsis belgesine dayalı olarak tescil için aradığı koşullar gerçekleştiğinden kararda belirtilen pay oranında davacı adına tescile hükmetmesinde yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Ne var ki mahkemece hüküm fıkrasında iptal ve tesciline karar verilen payın bilirkişi raporunda gösterilen kısma hasredilmesi hükmün infaz kabiliyetini ortadan kaldıracağından verilen karar doğru olmamış ise de; bu husus kararın bozularak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün H.U.M.K. nun 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/11832, K. 2008/12531, 3 Kasım 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama