KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/12735 E., 2008/14869 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
430 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 12.12.2007 gününde verilen dilekçe ile intifa hakkının terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.05.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı, paydaşı olduğu 3011 ada 12 parsel sayılı taşınmaz üzerinde ... lehine intifa hakkı bulunduğunu, hak sahibinin öldüğünü ileri sürerek intifa hakkının terkini isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddini savunmuş, davanın kabulüne dair verilen karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, intifa hakkının terkini istemine ilişkindir.
Türk Medeni Kanununun 794. maddesindeki tanıma göre intifa hakkı taşınırlar, taşınmazlar hatta haklar veya bir mal varlığı üzerinde tesisi mümkün olan ve hak sahibine konusu olan şeyden yararlanma hakkı veren bir irtifak türüdür.
Taşınmaz mallar üzerinde intifa hakkı, resmi senedin düzenlenerek tapuya tescili ile, taşınırlar üzerinde ise taşınır eşya zilyetliğinin intifa hakkı sahibine geçirilmesiyle kurulur. Alacaklar üzerinde intifa hakkı ise; hakkın temliki, kıymetli evrakın teslimi suretiyle kurulabilir. (TMK.m.795)
İntifa hakkı; bir süreyle sınırlı olarak kurulmuşsa sürenin dolması veya bu süreden önce intifa hakkı sahibinin hakkından vazgeçmesi, intifa hakkı sahibinin ölümü veya tüzelkişi ise tüzel kişiliğin sona ermesi, konusu olan şeyin bütünüyle, harap olması sebebiyle artık ondan yararlanma olanağının kalmaması durumlarında sona erer.
Somut olayda; davacı hak sahibinin öldüğünü ileri sürerek terkin isteğinde bulunmuştur. Tapu kaydı incelendiğinde tapunun irtifak hakları ve gayrimenkul mükellefiyetleri sütununda "... ..., ... ... ve ...'e ait 12/48 hisse üzerinde ...'in kanuni intifa hakkı vardır" kaydının bulunduğu görülmüştür. Tapu 01.02.1999 tarihinde imar uygulaması ile ... Cebi Gelişli, ..., ... ... Gelişli ve ...adına paylı mülkiyet şeklinde oluşmuştur. Tapu Sicil Müdürlüğünden gelen yazıda 12 parselin eski 3011 ada 8 parselden geldiği ve intifa hakkının tesisine dair kayıtların bulunmadığı bildirilmiştir. 8 parsel sayılı taşınmazda ise davacı 24.06.1994 tarihinde ...'dan pay satın almış ...'ın payı ise satın alma yoluyla ...'dan gelmiştir.
Yukarıda da değinildiği gibi intifa hakkı sahibinin ölümü ile bu hakkın kayıttan terkin edileceği kuşkusuzdur. Ancak terkin istemini mülkiyet hakkı intifa hakkı ile kısıtlanan kişi ileri sürebilir. Mevcut tapu kayıtlarına göre davacının payına yönelik intifa hakkı bulunup bulunmadığı anlaşılamamaktadır. Payları üzerine intifa hakkı tesis edilen kişiler ile davacının bağlantısı sağlanamamıştır.
Davacılık sıfatının belirlenebilmesi için mahkemece tapunun geldisi 8 parsel sayılı taşınmaz kaydının tedavüllerinin dayanağı olan resmi senetlerin incelenmesi, davacıya payı intikal eden kişilerin payları üzerinde ...'in intifa hakkı sahibi olup olmadığının belirlenmesi gerekir. İşin esasına girilmeden önce davacının aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı araştırılması gerekirken bu yön üzerinde durulmaması doğru olmamıştır.
Kararın belirtilen nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/12735, K. 2008/14869, 27 Kasım 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama