KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/12743 E., 2008/13493 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
391 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.05.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali, tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.05.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, biçimine uygun düzenlenmiş 06.09.2004 günlü taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali tescil, ikinci kademedeki istek ise dairenin dava tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikte tahsili istemlerine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, yapıdaki 2 numaralı bağımsız bölümü teşkil eden taşınmazın arsa payı olarak bilirkişilerce hesaplanan 22/310 payın tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
06.09.2004 günlü taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin konusu; 1473 ada 27 parselde yapılan 2 numaralı daire cinsindeki gayrimenkuldür. Başka bir ifade ile, satış vaadi sözleşmesi arsa payı mülkiyetinin devri için yapılmamıştır. Bilirkişi raporuna göre de; 27 parselde mevcut çekişmeli bağımsız bölümün bulunduğu ... ruhsatsız, uygulamadaki değimi ile kaçaktır.
3194 sayılı İmar Kanununun 26. maddesi hükmünce yasadaki ayrık durumlar hariç her türlü inşaat işleminin yetkili merciden alınacak ruhsat ve yetkili merciin onayladığı plana uygun yapılması gerekir. Şayet, bir inşaata ruhsatsız başlanmış veya ruhsat olmakla birlikte inşaat ruhsatın eki olan projesine aykırı yapılmışsa o inşaat "kaçak inşaat" kabul edilir. Yasanın 32. maddesi uyarınca da yıkıma tabi tutulur. Diğer yandan, benzer hükümler Türk
Ceza Kanununun "imar kirliliğine neden olma" başlıklı 184. maddesinde de yer almıştır. Görülüyor ki, davadaki istek yasaların suç kabul ettiği ve hakkında cezai yaptırım uygulamasına giriştiği bir yapıya ilişkindir. Yasalar uyarınca yıkımı zorunlu olan bir yerin ekonomik değer olarak varlığı da düşünülemez.
Her ne kadar 24.04.1978 tarih 3-4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararında üzerinde bina bulunan ancak kat mülkiyeti ya da kat irtifakı henüz kurulmamış bir taşınmazdan bağımsız bölüm satış vaadi geçerli kabul edilmiş ise de; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının konusu yasalara uygun meydana çıkartılmış bir yapıdır. Kısaca ifade etmek gerekirse, kaçak ve hakkında yıkım kararı olan bir yapıda anılan İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanması yasaların suç saydığı eylemin devamına neden olmak sonucu sağlayacağından, mahkemece mülkiyet aktarımına ilişkin davanın reddi ile ikinci kademedeki alacak isteminin incelenmesi yerine yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/12743, K. 2008/13493, 12 Kasım 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama