KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/2454 E., 2008/3292 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2008
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.06.2001 gününde verilen dilekçe ile mecra hakkı tesisi istenmesi üzerine bozma ilamlarına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.07.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı davalı ... vekili ve dahili davalılar ..., ..., ..., ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, su yolu mecra irtifakı tesisi istemiyle açılmıştır. Mahkemece dava kabul edilmiştir. Hükmü ... ve bir kısım davalı taşınmaz malikleri temyiz etmiştir. 1-Hükmü temyiz eden ... aldığı yetkiye dayanarak hükmü temyizden vazgeçtiğini beyan ettiğinden, vaki vazgeçme nedeniyle Karayolları Genel Müdürlüğünün temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2-Gerçek kişilerin temyiz itirazlarına gelince;
Davadaki istemin dayanağı Türk Medeni Kanununun 744. maddesidir. Gerçekten, anılan hüküm uyarınca, her taşınmaz maliki zararın tamamını önceden ödenmesi koşuluyla, su yolu, kurutma kanalı, gaz ve benzerlerine ait boruların, elektrik hat ve kablolarının başka yerden geçirilmeleri olanaksız veya aşırı ölçüde masraflı olduğu takdirde kendi arazisinin altından veya üstünden geçirilmesine katlanmakla yükümlüdür.
Bu gibi davalarda, öncelikle üzerinde durulması gereken husus istek sahibinin (davacının) mecra ihtiyacının bulunup bulunmadığının saptanmasıdır. Davada davacı, akaryakıt istasyonunda su ihtiyacını karşılamak maksadıyla köy çeşmesinden ilerideki istasyona su yolu mecrası ihtiyacını ileri sürmüştür.
Ne var ki, bilirkişi 14.07.2005 tarihli raporunda davacının akaryakıt istasyonunda kullanmak üzere yer altı suyu kullanma belgesi alarak sondaj suretiyle su ihtiyacını karşıladığını ancak bu suyun içme amaçlı kullanılmayacağını saptamıştır. Davacı içme suyu ihtiyacını daha kolay yöntemlerle karşılanabileceğinden, sırf içme suyu ihtiyacını ileri sürerek komşuları olan davalı taşınmaz maliklerinden fedakarlık bekleyemez.
Su yolu mecra irtifak ihtiyacı davacı tarafından başka bir yolla karşıladığından, istemin reddi yerine hüküm altına alınması doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/2454, K. 2008/3292, 17 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama