KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/309 E., 2008/3744 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
258 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 02.11.2006 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.09.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, davacının dava konusu taşınmazın murisi ...'ya ait olduğunu ancak tapu kaydında soyadının yazılı olmadığını belirterek "..." olan soyadının eklenmesi istemine ilişkindir.
Davalı davanın reddini savunmuş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı idare vekili temyiz etmiştir.
Dava, tapu kaydında yazılmayan malik soyadının eklenmesi isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur.
Eldeki davada dava konusu taşınmazın tapu kaydının incelenmesinde; 7200/28800 payın ölü ... mirasçıları adına kayıtlı olduğu görülmektedir. Davacının soyadının yazılmadığını belirtip, "..." soy adının eklenmesini istediği ..., ölü olduğu belirtilerek adına pay kaydı yapılan kişidir. Kayıt maliki olduğu iddia edilen davacının murisi ... dosyada mevcut veraset ilamına göre; 1314 D.lu olup, 25.06.1934 tarih 2525 sayılı Soyadı Kanununun yürürlüğe girmesinden önce 11.10.1929 tarihinde ölmüştür. Bu nedenle soyadı eklenmesi olanağı yoktur. Şahsi hal sicillerinde soyadı yazımı olanaksız olan birisinin tapu kütüğündeki kaydına soyadının yazılması da olanaksızdır. Bu olgular karşısında davanın reddine karar vermek gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/309, K. 2008/3744, 21 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama