KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/3956 E., 2008/6171 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
522 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 23.06.2006 gününde verilen dilekçe ile meni müdahale ve tazminat, ... ve arkadaşları vekili tarafından ... aleyhine 23.06.2000 gününde verilen dilekçe ile meni müdahale istenmesi üzerine davalar birleştirilek yapılan duruşma sonunda; ...'ün davasının kısmen kabulüne, karşı davasının reddine dair verilen 04.12.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, mülkiyeti dava dışı kişilere ait 11 parsel üzerinde arsa payı devri karşılığı inşaat yapmak üzere sözleşmesi bulunduğunu, ancak davalıların maliki olduğu 14 parselin bahçe duvarı yaparak 11 parsele elattığını, haksız elatmanın duvarın yıkımı suretiyle giderilmesini, davalılar hafriyat çalışmaları sırasında dozerin hareketini engellediklerinden çalışamadığı dönemde 5000.00 YTL zararın meydana geldiğini, bunun da davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlar, karşı davalarında ise davacı hafriyat çalışmaları sırasında 14 parseldeki binanın temellerini sarstığından ve bahçe duvarını da kısmen yıktığından ortaya çıkan muarazanın giderilmesini talep etmişlerdir.
Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulü ile davalı arsa sahiplerinin çapa bağlı haksız elatmalarının kal suretiyle önlenmesine, tazminat isteminin reddine, karşı davanın da reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı ve davalılar temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davacı yüklenicinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Davalı ve karşı davacı arsa sahiplerinin temyiz itirazlarına gelince;
Asıl davadaki davacının isteminin dayanağı, davanın tarafı olmayan 11 parsel sayılı taşınmaz malikleri ile yaptığı 21.09.2005 tarihli arsa payı devri
karşılığı inşaat yapım sözleşmesidir. Gerçekten, Türk Medeni Kanununun 683.maddesince, malın haksız olarak elinde bulundurulması durumunda o kimseye karşı istihkak davası açılabileceği gibi her türlü haksız elatmanın kaldırılması da dava edilebilir. Ne var ki, davayı açacak kimse yasanın 2.fıkrasından anlaşılacağı üzere taşınmaz malikidir. Zira, ancak bir şeye malik olan kimse o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir.
21.09.2005 tarihli sözleşme ise, davacıya kişisel hak sağlar ve davacı ancak o sözleşmenin tarafları aleyhine sözleşmeden kaynaklan haklarını ileri sürebilir.
Davacının, 21.09.2005 günlü sözleşmeden kaynaklanan haklarını davalılara karşı ileri sürme yetkisi bulunmadığından, kısaca bu sözleşmeye dayanarak yasanın malike tanıdığı hakları davalılara karşı ileri süremeyeceğinden, aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle yüklenicinin açtığı davanın reddi yerine çekişmenin esasının incelenerek hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Krokiden izlendiği üzere, 11 ve 14 parsel sayılı taşınmazlar komşudur. 11 parsel üzerinde davacı ve karşı davalı inşaat için hafriyat yapmaktadır. Davacı ve karşı davalının, eğer haksız fiili varsa davalı ve karşı davalılara karşı Türk Medeni Kanununun 738.maddesi hükmünce sorumluluğu bulunmaktadır. Gerçekten, Türk Medeni Kanununun 738.maddesi uyarınca, kazı ve yapı yaparken komşu taşınmazlara, onların topraklarını sarsmak veya tehlikeye düşürmek ya da üzerindeki tesisleri etkilemek suretiyle zarar meydana gelmişse yüklenici olan davacı haksız fiil sorumluluğu hükümlerine karşı zarar vermekten kaçınmak zorundadır.
O yüzden, yerinde yeniden keşif yapılmalı, bilirkişilere, yüklenicinin kazı ve yapı yaparken davalıların maliki olduğu komşu taşınmazda zarar meydana getirip getirmediği, getirmişse bunun giderilme yöntemi tespit ettirilmeli, karşı davadaki istem bunun sonucuna uygun hükme bağlanmalıdır.
Açıklanan yönlerin gözetilmemesi doğru olmadığından, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/3956, K. 2008/6171, 12 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama