KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/6158 E., 2008/8145 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
474 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.09.2005 gününde verilen dilekçe ile muarazanın men'i istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 31.11.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, 367 ada 3 parsel üzerindeki C Blok 3 numaralı bağımsız bölüm maliki olduğunu, bağımsız bölümün altında yer alan bodrumda davalı idareye ait trafo kurulduğunu, ancak trafodan çıkan ses ve gürültünün rahatsızlık meydana getirdiğini, gece istirahatlarına engel olduğunu, bunlarında dışında trafonun tehlike arz ettiğini, ortaya çıkan muarazanın giderilmesini istemiştir. Davalı, dava konusu yeri trafo tesisi kurmak üzere intifa ... tesis edildiğini, tesisin yasal olduğunu, açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava reddedilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Görüldüğü üzere dava, komşuluk hukukuna aykırı davranışların giderilmesi istemi ile açılmıştır. Türk Medeni Kanunu’nun taşınmaz mülkiyet hakkının kısıtlamalarını düzenleyen “Komşu ...” bölümünde “kullanım biçimi” başlığı altında yer alan 737. maddesinde “Herkes, taşınmaz mülkiyetinden ... yetkilerini kullanırken ve özellikle işletme faaliyetini sürdürürken, komşuların etkileyecek taşkınlıktan kaçınmakla yükümlüdür.
Özellikle; taşınmazın durumuna, niteliğine ve yerel adete göre komşular arasında hoş görülebilecek dereceyi aşan duman, buğu, kurum, toz, koku çıkartarak, gürültü ve sarsıntı yaparak rahatsızlık vermek yasaktır. Yerel adete uygun ve kaçınılmaz taşkınlıklardan ... denkleştirmeye ilişkin haklar saklıdır.” hükmü bulunmaktadır.
Anılan hüküm ile malike, mülkün kullanılmasında ve özellikle de “işletme faaliyetini” sürdürürken komşuya zarar verecek taşkınlıklardan sakınma ödevi yüklenmiş, mülkiyet hakkına yasal kısıtlamalardan birisi düzenlenmiştir.
Taşkınlıktan amaç ise, komşuluğun olağan hoşgörü sınırlarını aşan ve komşunun kendisi ve ailesi ile taşınmazı zararına aşırı derecede etkili olabilecek iş ve eylemlerdir. Bu eylemlerin saptanmasında, taşınmazın bulunduğu yerin kullanma amacının, niteliğinin, konuya ilişkin düzenlemelerin ve yasal boşluk bulunması halinde mahalli örf ve adetlerin göz önünde tutulması gereklidir. Bu tür uyuşmazlıkların çözümünde hakim, gerek zararı saptama, gerekse zararı giderici önlemleri bulma yönünden her somut olayın özelliğini gözetmek, tarafların yarar zarar dengelerini değerlendirmek durumundadır.
Komşuluk hukukunun öngördüğü sınırları aşan kullanım halinin saptanması halinde ise, mahkemece, kurulacak hükümde, zararlı davranışın giderim şeklinin ve taraf yükümlülüklerinin açıkça gösterilmesi zorunludur.
Somut olaya gelince; yerinde yapılan keşifte bilirkişiler kurulu düzenledikleri 21.07.2007 tarihli raporları sonuç bölümünde; trafonun çalışmasından ötürü davacıya ait bağımsız bölümde rahatsız edici ses oluştuğunu, bu davranışın ses izalasyonu sağlanarak giderilebileceğini, Elektrik Kuvvetleri Akım Tesisleri Yönetmeliğinin 37. maddesi (g) fıkrasına göre bina içindeki transformatörlerin kuru tip olması gerektiğini, yapıdaki mevcut trafonun güvenlik açısından kuru tip trafo ile değiştirilmesi gerekeceğini bildirmişlerdir.
Hal böyle olunca, komşuluk hukukundan kaynaklanan zarar gerçekleşmiştir.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, bilirkişilerden ek rapor alınarak davalının trafosunun bulunduğu yerdeki ses izalasyonunun nasıl yapılacağı bilirkişilere sorulmalı, HUMK.nun 389. maddesine uygun kurulacak hükümle zararlandırıcı davranışların giderilmesine karar verilmelidir.
Mahkemece, yapılan bu saptamalar bir yana bırakılarak davanın yazılı bazı gerekçelerle reddi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/6158, K. 2008/8145, 19 Haziran 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama