KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/623 E., 2008/3217 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.02.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırılma istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.06.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, çekişmeli taşınmaz evveliyatının yayla olduğu, zilyetlik ile kazanılmasının söz konusu edilemeyeceği iddiası ile tapu iptali ve özel siciline işlenmesi istemine ilişkindir.
Davaya konu 421 ada 41 parsel numaralı taşınmaz kadastro sırasında Hazine adına yazıldığı anlaşılan 421 ada, 21 parselin ifrazı ile oluşmuştur. 421 ada 21 parsel 17.07.1997 tarihinde tespite tabi tutulmuş, 1069 m2 yüzölçümü ile Hazine adına tespit edilmiş ve askı süresi içerisinde itiraz edeni olmadığından 09.03.1999 tarihinde kesinleşerek Hazine'nin mülkiyetine geçmiştir.
Parselin, 20.12.2000 tarihli encümen kararı ile iki ayrı parsele ifraz edildiği ve ifraz sırasında mülkiyetin davalı bayii ... ... adına kayıtlı bulunduğu anlaşılmaktadır. Gelen kayıtlarda, bu taşınmazın 08.11.2000 tarihinden önceki malik de ... adında birisidir. ...'in edinimi muhtemelen Hazine temliki ile olmuştur.
Bir taşınmaza özel mülkiyete konu teşkil eder biçimde malik bulunan Hazine'nin elinden çıkarmasından sonra dönerek bu taşınmazın özel mülkiyete konu teşkil eden yerlerden olmadığını ileri sürmesi Türk Medeni Kanununun 2.maddesinde tanımı yapılan dürüst davranma kuralı ile bağdaşmaz. Davacı idare, dava açarak kendisini çıplak mülkiyet sahibi saydıracak şekilde mahkemeden hüküm isteyemez. Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar vermek gerekirken, kabulü doğru değildir.
Hüküm, bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/623, K. 2008/3217, 13 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama