KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/6440 E., 2008/8437 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
798 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 16.09.2002 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin men'i, kal ve ecrimisil, karşı davacı ... 'in temliken tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen 04.12.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar ve davalılar vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar, çapa bağlı 12 parsel sayılı taşınmazın malikleri olduğunu, 13 parsel sayılı taşınmaz maliki ... ile 19 parsel sayılı taşınmazın maliki davalı ...’in ... yapı yaparak taşınmazlarına elattığını, elatmanın önlenmesini, ... yapıların kal’ini ve ecrimisil ödetilmesini istemiştir.
Davalılar, elatmaları olmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Davalılardan ... , karşı davasında 13 parsel sayılı taşınmaz maliki olduğunu, bu parsel üzerindeki binanın davacıların 13 parseline taştığını, Türk Medeni Kanunu’nun 725. maddesi hükmünce taşan kısmın adına tescilini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişinin 06.08.2003 tarihli krokisinde; kırmızı boyalı ve “A” harfiyle gösterilen yapının ... kısmı olan 26 m2 yüzölçümlü yerde 19 parsel sayılı taşınmaz lehine irtifak ... tesisine, bunun dışında 16 m2’lik kısma davalı ...’nün müdahalesinin men’ine, depo edilen bedelin davacılara ödenmesine, 857.54 YTL. ecrimisilin faizi ile birlikte davalı ...’den alınmasına, aynı krokide, yeşil ile boyalı ve “B” harfi ile gösterilen üzerinde ... yapı bulunan 21.47 ve 6 m2 yüzölçümündeki yerde 13 parsel lehine irtifak ... tesisine, üzerinde bina bulunmayan bölüme davalı ... ...’in yaptığı müdahalenin men’ine, 1.040.00 YTL. ecrimisilin davalı ...’dan alınarak davacılara ödenmesine, karşılık davacı ... ...’in açtığı tescil davasının reddine karar verilmiştir.
Hükmü, taraflar temyiz etmiştir.
1- Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden 12 parsel sayılı taşınmazın davacıya, 13 parsel olanının davalı ve karşı davacı ...’a, 19 parselin ise diğer davalı ...’ye ait olduğu, bilirkişi krokisine göre, davacıların çapa dayalı mülkiyetindeki 12 parselin “B” harfiyle gösterilen bölümüne davalılardan ...’ın kısmen inşaat yaparak elattığı, “A” harfiyle gösterilen yerde ise diğer davalı ...’nün ... inşaatı bulunduğu anlaşılmaktadır.
Kuşkusuz, mülkiyet ... sahibi davacılar Türk Medeni Kanunu’nun 683. maddesinden yararlanarak malına haksız elatan kişilerin elatmalarının önlenmesini isteyebilir. Ne var ki, yasanın 725. maddesi “…durum ve koşullarda haklı gösterdiği takdirde ... yapıyı iyiniyetle yapan kimse uygun bir bedel karşılığında taşan kısım için bir irtifak ... kurulmasını veya bu kısmın bulunduğu arazi parçasının mülkiyetinin kendisine devredilmesini isteyebilir.” hükmünü içermektedir.
Görülüyor ki, Türk Medeni Kanunu’nun 725. maddesi ile kendi malzemesi ile yapı yaparak ve ancak yapıyı başkasının arazisi üzerine taşıran kimseye iyiniyetli olması aynı zamanda durum ve koşullarda onu haklı göstermesi halinde ya taşan kısım için bir irtifak ... kurulması veya bu kısmın bulunduğu arazi parçasının mülkiyetinin kendisine devredilmesi yetkisi tanımıştır. Eldeki asıl ve birleştirilen davanın ortaya konan bu yasal çerçevede incelenip değerlendirilmesi gerekir.
Kendi malzemesi ile başkasına ait taşınmaz üzerine ... yapı yapan malzeme sahibinin Türk Medeni Kanunu'nun 725. maddesinden yararlanmasında aranan en önemli koşul, malzeme sahibinin iyiniyetli olmasıdır. ... inşaat sahibinde aranan iyiniyet koşulu Türk Medeni Kanunu'nun 3. maddesinde düzenlenen anlamda bir iyiniyettir. Taşmış olduğu arazinin kendisine ait olmadığını bilen veya bilmek durumunda olan kişi iyiniyet iddiasında bulunamaz. Diğer taraftan, mülkiyet ... sahibinin, malik olmasından dolayı kullanacağı haklar hak düşürücü süre veya zamanaşımına bağlı değildir. Malik Türk Medeni Kanunu'nun 683. maddesinin kendisine tanıdığı dava hakkını bir süreye bağlı olmaksızın her zaman kullanabilir.
Somut olayda; incelenen kayıt örneklerine göre, 13 parsel maliki ... yapı sahibi ...’ın taşınmazı 14.02.1975 tarihinde çapa bağlandıktan sonra, ...’nün ise 13.04.1984 ve 22.11.1985 tarihlerinde yine çapa bağlandıktan sonra satın aldıkları anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanunu'nun
719. maddesine göre satın aldıkları taşınmazın sınırları çapı ile belirlenir. Karşı davacı 13 parsel maliki ..., çap satın aldığından sınırları dışındaki ... yapıda iyiniyet iddiasında bulunamaz. İyiniyet koşulu bulunmadığından karşı davacı ... tarafından açılan dava reddedilmelidir.
Kabule göre de;
Davalı ve karşı davacı ... ..., 14.10.2002 tarihli dilekçesinde Türk Medeni Kanunu'nun 725. maddesine dayanarak temliken tescil isteminde bulunmuştur. Karşı davacının irtifak ... tesisine ilişkin talep ve davası yoktur.
Davalılardan ...’nün ise, ne temliken tescil, ne de irtifak ... tesisine ilişkin birleştirilen veya karşı davası yoktur. Usulünce açılmış bir dava bulunmadığından savunma yoluyla mahkeme önüne getirilen bu hususta dava varmış gibi yararına irtifak ... tesisi HUMK.nun 72 ve 74. maddelerine aykırı olmuştur.
Bunların dışında, Türk Medeni Kanunu'nun ... yapılara ilişkin 725. maddesinin 2.fıkrası ... yapı sahibine ya taşan kısım için bir irtifak ... kurulması veya bu kısmın bulunduğu arazi parçasının mülkiyetinin kendisine devredilmesi yetkisi tanımıştır. Buradaki hak, seçimlik hak olduğundan inşaat sahibi muhik bir bedel ödeyerek dilerse tecavüz edilen kısım üzerinde lehine ayni bir hak kurulmasını, dilerse o kısım mülkiyetinin kendisine verilmesini isteyebilir.
Mahkeme de kullanılan seçimlik hakkına göre bir karar vermek zorundadır. Olayda, karşı davacı ...’ın irtifak ... tesisine ilişkin bir talebi yokken, diğer davalı ...’nün ise bu konuda davası yokken yararlarına irtifak ... tesisi doğru olmamıştır. Ayrıca, irtifak ... bedeli olarak saptanan 20.120.50 YTL. depo ettirilmeksizin karar kurulması da yanlıştır.
2- Yukarıdaki bozma nedenine göre, karşı davacı ile davalının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesi gerekmemiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/6440, K. 2008/8437, 26 Haziran 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama