KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/6678 E., 2008/7775 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2008
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.06.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 31.10.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteğinin değer yönünden reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, 07.11.1975 günlü biçimine uygun düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı olarak 3789 parseldeki davalılardan ... Onay payının iptal ve tescil istemi ile açılmıştır. Davalılardan ..., derdestlik itirazında bulunmuş, zamanaşımının varlığını ileri sürmüş, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava reddedilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Kaynağını Borçlar Kanunu’nun 22. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Borçlar Kanunu’nun 213. maddesi ile Türk Medeni Kanunu’nun 706 ve Noterlik Kanunu’nun 89. madde hükümleri uyarınca noter önünde resen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür.
Vaad alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan, edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanunun 716. maddesine dayanarak açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir. Davada, davacı isteminin dayanağı, yapılan bu hukuki saptama olup, dava reddedilmiş ise de, karar yerinde uygun bir gerekçe gösterilmemiştir.
Gerçekten, HUMK.nun 388 ve T.C.Anayasasının 141/III. maddeleri hükmünce kararda; iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, ihtilaflı konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, red ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakalar, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebebin mutlaka yazılması gerekir. Aksi takdirde, gerekçeli değil “sözde gerekçeli” bir kararın varlığı kabul edilir.
Mahkemece, bütün bu yazılanlar göz ardı edilerek çekişme konusu olaya uygun düşmeyen ve hukuki olmayan bazı sözlerle davanın reddedilmiş olması yasaya aykırıdır.
Karar, açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/6678, K. 2008/7775, 12 Haziran 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama