KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/6721 E., 2008/7701 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
525 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 13.11.1996 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ile mar'a olarak sınırlandırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09.12.1999 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, kadastro çalışmaları sırasında davalılar adına tescil edilen 53, 310, 600 parsel sayılı taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazlardan olduğunu ileri sürerek özel mülkiyete konu teşkil etmeyeceklerinden davalılar adına yazılan kütüklemenin iptali ile Hazine adına tescilini, yine davalılar adına tespit ve tescil edilmiş olan 570 parsel sayılı taşınmazın da mer’a vasfından olmasından ötürü özel mülkiyete konu teşkil etmeyeceğini ileri sürerek mülkiyet sicilinden iptali ile mer’a olarak sınırlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar davaya yanıt vermemişler, davalılardan 600 parsel paydaşı ... ... mirasçılarından ..., ... ve ... ilk celse davayı kabul etmişler, 53 parsel maliki ... de 05.11.1999 tarihli keşifte taşınmazla ilgisi bulunmadığını bildirmiştir.
Mahkemece, 310, 570 ve 600 parsel sayılı taşınmazlar yönünden istemin reddine, 53 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile mer’a olarak sınırlandırılmasına karar verilmiştir.
Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemenin reddine karar verdiği 310, 570 ve 600 parseller kadastro yolu ile davalılar adına tapulanmıştır.
Bunlardan 310 parsel numaralı olanına 1937 tarih ve 43 numaralı vergi kaydı revizyon alınmıştır. Getirtilen vergi kaydının hududu şahıs arazileri ile çevrilidir. Oysa ki bu taşınmaz mer’aların ortasında yer alıp, ne fiili durum itibariyle ne de kayden herhangi bir şahıs arazisine bitişik değildir. Vergi kaydına bağlı kalınarak yapılan iş bu tespit, bu yerin zeminin mer’a olması halinde hukuki dayanaktan yoksun kalır.
Öncesi mer’a olan taşınmazın tarım arazisi amaçlı olarak fiziki yapısının bozulması ve bu doğrultuda yeri ile yöresine göre 5-6 yıldan fazla kullanılması halinde de mer’a niteliğini kaybedeceği bilimsel olarak da kabul edilmektedir. Bu nedenle, gerek kadastro, gerekse yapılan keşifte bu parselin zeminde mer’a nitelikli bir bulgunun tespit edilmemiş olması, öncesinin de mer’a olmadığı anlamına gelmez.
Taşınmazın etrafı mer’a ile çevrili olduğuna göre, mer’adan açıldığının kabulü zorunludur. Hazine’nin bu parsele yönelik davasının reddi yerinde olmamıştır.
Diğer yandan, 570 ve 600 parseller hakkında yapılan araştırma ve inceleme de hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Bu parseller hakkında kadastro postası ya da komisyonca uygulanan bir vergi kaydının var olup olmadığı belli değildir. Eğer tespitin bu aşamasında uygulanmış herhangi bir kayıt var ise, bu kayıt Özel İdare’den getirtilmeli ve keşifte uygulanmalıdır.
Yerelinde yansız yeterli bilgi sahibi bilirkişi dinlenebilmesi için zabıta marifeti ile isim tespiti yaptırılmış olup, bunlardan sadece birisinin huzuru ile keşif icra edilmiştir. Hazır olan bilirkişi Şehzat Bodur ... 1932 doğumlu olup, yaşı gereği uygun bir yaşta ise de, taşınmazların önceki nitelikleri hakkında yeterli bir bilgi sahibi olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, 18.12.1996 tarihinde zabıta aracılığı ile belirlenen diğer bilirkişiler sağ ise hazır edilmesi, ölmüş iseler yeni yerel bilirkişiler ile keşif yerine getirilmeli, taşınmazın öncesi hakkında bilgi ve görgüleri sorulmalı, bunların tespitinden sonra vergi kayıtları uygulanmalı ve toplanan deliller birlikte değerlendirilerek işin esası hakkında bir karar verilmelidir.
Açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve araştırmayla 570 ve 600 parseller hakkında verilen kararda bozulmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/6721, K. 2008/7701, 12 Haziran 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama