KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/6951 E., 2008/8436 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2008
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30.04.2007 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin men'i istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; derdestlik nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına dair verilen 24.10.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, tapuya dayalı elatmanın önlenmesi istemi ile açılmıştır.
Davalı, derdestlik itirazında bulunmuştur.
Mahkemece, derdestlik ilk itirazı kabul edilerek sonradan açılan bu davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Gerçekten, dosyada yer alan mahkemenin 2006/44 esasında kayıtlı dava dosyasındaki dilekçe ve bilirkişinin 09.11.2006 günlü krokisinden davacının; 08.04.1988 tarih 4 sayılı tapuya dayanarak davalı aleyhine elatmanın önlenmesi isteminde bulunduğu, dava konusu yeri 238 m2 olarak sınırlandırdığı ve samanlık olarak nitelendirdiği görülmektedir. Davacı bu davada ise, önceki davada dava konusu yaptığı samanlık dışındaki bilirkişinin krokisinde “A” harfiyle gösterilen bölümü dava konusu yapmıştır.
Derdestlik ilk itirazında maksat, bir davanın açılmış ve görülmekte olmasıdır. Derdestlik itirazını ileri süren tarafın amacı, mahkemeye daha önce açılan ve görülmekte olan bir davanın yeniden açıldığını ileri sürmektir. Böylelikle derdestlik itirazını ileri süren taraf her iki davanın aynı olduğunu iddia eder. Bir dava da, derdestlik ilk itirazının kabulü için kesin hükümde olduğu gibi her iki davanın taraflarının, konusunun ve dava sebebinin aynı olması gerekir. Oysa somut olayda; yapılacak keşifle davacının bu davada dava konusu yaptığı yer ile 2006/44 esasta kayıtlı davada dava konusu yaptığı taşınmaz bölümünün aynı yerler olup olmadığı saptanmamıştır.
Mahkemece yapılması gereken iş, yerinde keşif suretiyle her iki davada dava konusu yapılan yerleri belirlemek, teknik bilirkişiden bu konuda rapor almak, şayet her iki davanın konusunu da aynı taşınmaz oluşturuyorsa şimdiki gibi hüküm kurmak, aksi halde sonradan açılan bu davanın esasını inceleyerek hükme bağlamak olmalıdır.
Değinilen hususun göz ardı edilmesi suretiyle hüküm kurulması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/6951, K. 2008/8436, 26 Haziran 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama