KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/10852 E., 2009/12171 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2009
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.02.2007 gününde verilen dilekçe ile men'i müdahale istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.05.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, tapuda adına kayıtlı 111 parsel numaralı taşınmazın yaklaşık 300 metrekarelik kısmına elatan davalının müdahalesinin önlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı, taşınmazlarını 50 yıldır aynı ve sabit sınırlarla kullandıklarını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü davacı temyiz etmiştir.
Dava çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi davalarında özellikle nizalı yerin belirlenmesi gerekir. Mahkemece 16.07.2008 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek davalının dava konusu 111 parselin 32.60 metrekarelik kısmına tecavüzün bulunduğu gerekçesi ile bu kısma yönelik müdahalenin önlenmesine karar verilmiştir. 1.5.2007 tarihli bilirkişi raporunda ise tecavüzlü alan 286.00 metrekare olarak belirtilmiştir. 1.5.2007 tarihli bilirkişi raporunda ark (kanal) sınır olarak kabul edilmiş, 16.07.2008 tarihli raporda ise tarafların gösterdiği ve zeminde tel örgü ile çevrili yer sınır olarak kabul edilmiştir. Raporlar arasında gerek kabul edilen sınır ve gerekse elatılan yerin miktarı konusunda farklılık bulunmakta olup mahkemece anılan çelişki giderilmeksizin hüküm kurulmuş olması doğru olmamıştır.
./..
2009/10852-12171 -2-
Belirtilen nedenle konusunda uzman kişilerden seçilecek bilirkişi veya bilirkişiler aracılığı ile mahallinde yeniden keşif yapılarak sabit sınırlardan yararlanmak suretiyle ölçüm yapılmalı, farklılığın nedenleri bilirkişilere açıklattırılarak çelişkiler gidermeli, oluşacak sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Tüm bu hususlar gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/10852, K. 2009/12171, 5 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama