KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/124 E., 2009/2369 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21.9.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptal tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 15.4.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı 27.9.2004 tarihli düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile 497, 646, 655, 658, 726, 824, 825, 826, 828, 831 sayılı taşınmazlar miras hak ve hisselerinin tamamını kardeşi davalıya satmayı vaad etmiştir.
Mahkemece taşınmazların halen tarafların murisi Zekiye Ünal adına kayıtlı olduğu gerekçesi ile dava reddedilmiştir.
Hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Kaynağını Borçlar Kanunununun 22.maddesinden alan satış vaadi sözleşmeleri Borçlar Kanununun 213.maddesi ile Türk Medeni Kanununun 76 ve Noterlik Kanununun 89.madde hükümleri uyarınca noter önünde re'sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaad alacaklısı taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yükleyen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanununun 716.maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir.
Satış vaadi sözleşmesinden kayankalanan davaların kabulüne karar verebilmek için sözleşmenin ifa olanağının bulunması zorunludur. Elbirliği mülkiyetine konu bir taşınmazda elbirliği ortaklardan birinin ortaklık dışı bir kişiye satım vaadinde bulunması halinde sözleşme bir taahhüt muamelesi olarak geçerli olmakla birlikte ortaklığı çözülünceye kadar sözleşmenin ifa olanağının varlığı düşünülemez.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre dava konusu taınmazlar tarafların miras bırakanı Zekiriye Ünal adına kayıtlı olup, taraflar arasında elbirliği ortaklığı hükümlerine tabi olduğu tartışmasızdır.
Elbirliği ortaklığında bir paydaşın tasarrufu ile diğer paydaşların zarar görmemesi gerekir. Bir başka anlatımla diğer paydaşların oluru ile mümkündür. Somut olayda, satış vaadi elbirliği ortakları arasında yapılmıştır. Satıcı maliklerin payları alıcı malike geçeceğinden ortak malikler zarar görmeyecektir. Hal böyle olunca elbirliği ortakları arasında yapılan satış vaadi sözleşmesinin ifa olanağı vardır.
Davanın kabulü yerine reddi yolunda hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/124, K. 2009/2369, 24 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama