KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2009/14776 E., 2010/3116 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
296 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 03.08.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil olmadığı takdirde tazminat istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 27.07.2009 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 23.03.2010 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av. ... ile karşı taraftan davalı vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, yüklenicinin temlikine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademedeki istek ise tazminat taleplerine ilişkindir.
Davalı yüklenici şirket kendilerine bir ödeme yapılmadığını, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin de feshedildiğini, davanın reddini savunmuştur.
Arsa sahibi davalılar savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece dava reddedilmiştir.
Hükmü davacı temyiz etmiştir.
Dava dışı ... 27.9.2004 tarihinde protokol ve vekaletname uyarınca davalı yüklenici şirketin vekilidir. Dolayısıyla bu şahsın davalı şirket vekili olarak yaptığı temlik işlemi hüküm ve sonuç doğurur. Ne var ki tüm dosya kapsamından davalı yüklenici şirketin inşaatı toplamda % 50 fiziki seviyeye getirdiği, davalı arsa sahiplerinin BK.m.106 dan kaynaklanan seçimlik hakkını fesih doğrultusunda kullandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda fesih kural olarak geriye etkili sonuç doğuracağından ne yüklenici ne de onun şahsi hakkını temlik ettiği davacı mülkiyet isteminde bulunamaz. Diğer yandan, davada davalı yüklenici şirkete veya onun vekili olan kişiye usulünce ödeme yapıldığı da kanıtlanamamıştır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/14776, K. 2010/3116, 23 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama