KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/2480 E., 2009/4571 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 13.08.2001 gününde verilen dilekçe ile cebri tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 24.06.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, davalının 20.03.1993 tarihli düzenleme şeklinde taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesi ile 138 ada 24 parsel sayılı taşınmazı satmayı vaat ettiğini, kendisinin sözleşmede belirlenen edimini yerine getirmesine rağmen davalının taşınmazın tapusunu devretmediğini belirterek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tescil istemi ile dava açmıştır.
Davalı, davacının edimini tam olarak yerine getirmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 138 ada 24 parselde kayıtlı taşınmazın ... oğlu ... ... ... adına kayıtlı 1/2 hissenin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Taraf vekillerinin aşağıdaki bentler dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayanılarak dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkin olup mahkemece doğru tespit edildiği üzere, davanın kabulü halinde mülkiyet aktarılmasına esas teşkil edecek olan taşınmaz miktarı davalı ... ... ...'e ait olan payla sınırlıdır. Bu pay taşınmazın yarı payı olup
dava tarihi itibariyle tespit edilen değeri 116.792.00 YTL.dir. 27.05.2008 tarihli oturumda bu değer esas alınarak nispi harcın peşin yatırılacak olan kısmının tamamlattırılması için davacı tarafa süre verilmiş ve davacı taraf bu cümleden olarak bir miktar harç yatırmış ise de, yatırılan harç nisbetler dahilinde hesap edileni karşılar nitelikte değildir. Denetim eksikliği nedeniyle burada yapılan hata hüküm kurulurken de tekrar edilmiş, ancak Harçlar Kanunu madde 16' da öngörülen miktarda harç tahsiline hükmedilmediğinden Hazine zararına sebebiyet verilmiş olmaktadır.
3-Ayrıca kabul edilen dava değeri üzerinden davacı yan lehine, reddedilen kısım üzerinden de davalı yan lehine vekalet ücreti takdir edilmemiş olması da doğru değildir. Konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen bir şey olan davalarda vekalet ücreti nispi tarifeye göre hesaplanır. (AAÜT. Md.14) Mahkemece dava değeri üzerinden alınması gereken nispi harç tamamlattırıldıktan sonra Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekalet ücretinin takdiri gerekir.
Bu nedenlerle karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/2480, K. 2009/4571, 9 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama