Davacı, 58 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 26.01.1993 tarihinde başlayan 25 yıllık intifa hakkı bulunduğunu, davalılardan .Petrol Tic. Turizm Ltd. Şti.nin taşınmazı 24.12.2004 tarihinde satın aldıktan sonra diğer davalıya kiraya vererek kullandıklarını, intifa hakkına konu taşınmazın akaryakıt istasyonu işletilmek üzere önceki malik ... Makina-Motor Yağları Pazarlama ve Tic. Ltd.
Şti. ile imzaladıkları bayilik sözleşmesinin feshedilmesinden sonra bayilerinin taşınmazın kullanımını davalılara terk ettiğini ileri sürerek davalıların taşınmaza elatmasının önlenmesini ve istasyonun teslimini talep etmiştir.Davalılar, intifa hakkının yasal dayanaktan yoksun olduğunu, Damla Oil Akaryakıt A.Ş.ye husumet yöneltilemeyeceğini, taşınmaz üzerine yeni istasyon inşaa ettiklerini savunmuşlardır.
Mahkemece, taşınmaz üzerindeki intifa hakkının geçerli olduğu, davacının bayisi ile bayilik ilişkisini sona erdirse dahi bir başka şirket aracılığı ile intifa hakkını kullanmaya devam edeceği gerekçesiyle elatmanın önlenmesine ve taşınmazın davacıya teslimine karar verilmiştir. Hükmü, davalılar temyiz etmişlerdir.
1-Türk Medeni Kanununun 794.maddesindeki tanıma göre intifa hakkı; taşınır ve taşınmazlar, haklar ve bir mal varlığı üzerinde tesisi mümkün olan hak sahibine konusu olan şeyden yararlanma hakkı sağlayan bir irtifak türüdür ve bu hakkın kullanımına yönelik engellemelerin giderilmesini de hak sahibi isteyebilir.
Davacı da dava konusu taşınmaz üzerinde hukuken geçerli ve halen varlığını koruyan intifa hakkına davalılar tarafından yapılan elatmanın önlenmesini istemiş olup, iddiada kanıtlanmış bulunduğundan istemin kabulünde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediğinden davalıların bu husustaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Taşınmaz üzerindeki istasyonun davacıya teslimine yönelik hükmün temyizine gelince;Davalılar, önceki bayinin kullandığı eski yapının %95 oranında yok olduğunu savunmuşlardır. Bu savunmanın denetlenmesi 06.08.2004 tarihli davacı ve davalının bayii ... Makina-Motor Yağları Pazarlama ve Tic. Ltd. Şti. arasında düzenlenen ariyet sözleşmesi kapsamına göre olanaklıdır.
Mahkemece, taşınmaz başında yeniden keşif yapılarak davacı ve bayisi tarafından tesis edilen istasyonun şu anda mevcut bulunan istasyon olup olmadığı ve yine taşınmaz üzerinde davalılara ait tesislerin bulunup bulunmadığı bilirkişiler aracılığıyla ariyet sözleşmeleri de incelenerek tespit edildikten sonra sonuca gidilmesi gerekirken bu yöndeki savunmalar gözardı edilerek eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda (1). bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2). bent uyarınca hükmün BOZULMASINA,
peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 17.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.