KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2010/1392 E., 2010/2509 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.09.2006 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 12.11.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, davacının paydaş olduğu 14 parça taşınmazda “...” olarak geçen malik adının “...” olarak düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, başka köyden ... ile gayrıresmi evlendirildiği ve yaşı küçük olduğundan takipten kurtulmak için küçük yaşta ölen ... kaydı nüfustan düşülmeyen ablası ...’nin nüfus cüzdanın kendisine verildiğini ve soranlara da adının ... olduğunun söylendiğini, ancak yine kendisinden küçük kardeşi ...’ın da nüfusa kaydettirilmeyip ablası ...’nin kimliği ile resmi nikahla evlendirildiğini ve tüm resmi işlemlerini de bu adla yaptığını,
kendisinin ... ile olan gayrıresmi evliliğinden doğan kızı ...’ün de anne adının bu nedenle ... yazıldığını ancak ...’in ölümünden sonra ...’in ağabeyi ... ile gayrıresmi evliliğinden doğan çocuklarının anne adlarının ... yazıldığını, kaldı ki nüfusta kayıtlı kardeşi ...’nin evlenmekle soyadının Koç olup taşınmazların bulunduğu köy nüfusuna kayıtlı da olmadığını belirtmiştir.
Davaya konu taşınmazlara ait tapulama tutanaklarının edinme sebebi sütununda, “... oğlu ...’dan veraseten karısı ..., evlatları ..., ... ve diğerlerine intikal ettiği, ancak oğlu ... 1939da öldüğünden miras payının karısı ... ile kızı ...’e kaldığı” belirtilmiştir.
Nüfus müdürlüğü tarafından gönderilen yazı cevabında, “... kızı ...” kaydının bulunmadığı bildirilmiştir. ...’ün annesine ait getirtilen nüfus kaydında ...’nin ...’nın kız kardeşi olduğu,Şükrü Koç ile evli olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca yine ... mirasçısı tanık ve diğer davacı tanıkları da davacının iddialarını doğrulamışlardır,
Mahkemece yaptırılan kolluk araştırmasına verilen yanıtta da davacı ile kayıt malikinin aynı kişiler oldukları bildirilmiştir.
Davacının kayıt maliki olduğu ispatlanmış olduğundan davanın kabulüne karar vermek gerekir iken hatalı değerlendirme ile reddi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2010/1392, K. 2010/2509, 9 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama