KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/3446 E., 2010/4877 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
217 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 12.05.2007 gününde verilen dilekçe ile haciz şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.03.2001 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, 06.02.1996 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayanılarak tapu kayıtlarına yersiz işlendiği ileri sürülen haciz şerhlerinin terkini istemi ile açılmıştır.
Davalı ..., diğer davalıya bir borcu olmadığını haciz şerhlerinin danışıklı olarak kayıtlara işlendiğini; diğer davalı ... ise kayıt maliki ...’den alacağı olduğunu, hacizlerin kesinleşen icra takibi sebebi ile kayıtlara işlendiğini, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava kabul edilmiştir.
Hükmü davalı ... temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden 06.02.1996 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin Tapu Kanununun 26. maddesinden yararlanılarak tapuya şerh edilmediği, kayıtlardaki haczin 09.01.1997 tarihinde işlendiği görülmektedir. Davada dayanılan taşınmaz satış vaadi sözleşmesi tapuya şerh edilmediğinden davacı üçüncü kişilere karşı güçlendirilmiş hak iddiasında bulunamaz. Başka bir deyişle hukuki duruma aleniyet kazandırılmadığından taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan haklar üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir hale gelmemiştir.
Mahkemece yapılan bu saptama bir yana bırakılarak davanın reddi yerine istek hüküm altına alındığından karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2010/3446, K. 2010/4877, 29 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama