İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2011/3702 K.2011/6093

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.07.2010 gününde verilen dilekçe ile satış vaadine dayalı tapu iptali ve tescil, 17.12.2007 ve 26.12.2007 tarihli dilekçeler ile satış vaadi sözleşmesinin iptali istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda;…

Esas2011/3702Karar2011/6093Tarih4 Mayıs 2011Okuma4 dk · 762 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2011/3702 E., 2011/6093 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Mayıs 2011
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

762 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.07.2010 gününde verilen dilekçe ile satış vaadine dayalı tapu iptali ve tescil, 17.12.2007 ve 26.12.2007 tarihli dilekçeler ile satış vaadi sözleşmesinin iptali istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine, birleşen davaların kabulüne dair verilen 15.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı davalı .... vekili tarafından istenilmekle tayin olunan 15.02.2011 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı davalı .... vekili Av.... ile karşı taraftan davacı davalı ... ve vekili Av. ... geldiler.

Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildi, duruşmanın bittiği bildirildi. Iş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Asıl davada, davacı 09.03.2004 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile 527 ada 15 sayılı parselin satışının vaat edildiğini, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Birleşen davanın davacısı ... asıl davada dayanılan 09.03.2004 günlü satış vaadi sözleşmesinin alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak düzenlendiğini, sözleşmenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Birleştirilen 2007/485 esasta kayıtlı davada; davacı ... davalılar ... ve ... ...’in 09.03.2004 tarihli sözleşmeyi borçlu ... hakkında yaptığı icra takibini semeresiz bırakmak kastıyla düzenlediklerini, satış vaadi sözleşmesi şeklinde yapılan tasarrufun iptaline karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen 2007/472 ve 2007/485 esaslarda kayıtlı davaların kabulü ile 09.03.2004 tarihli satış vaadi sözleşmesinin iptaline karar verilmiştir.

Hükmü, asıl davanın davacısı birleşen davaların davalısı ... ... temyiz etmiştir.

Bilindiği üzere, kaynağını Borçlar Kanununun 22. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri taşınmaz malların satımına ilişkin değil, ileride satış işlemi yapılmasına dair sözleşmelerdendir. Sözleşmenin vaat borçlusu olan tarafı edimini yerine getirmezse Türk Medeni Kanununun 716. maddesinden yararlanacak olan vaat alacaklısı mülkiyetin tescilini dava yoluyla isteyebilir. Asıl davada dayanılan 09.03.2004 tarihli satış vaadi sözleşmesi şekil koşullarına uyularak yapıldığından hüküm ve sonuç meydana getirir.

Kuşkusuz, satış vaadi sözleşmesinin de muvazaalı olarak yapıldığı ileri sürülebilir. Kısaca ifade etmek gerekirse, muvazaa irade ile beyan arasında kasten yaratılmış aykırılıktır. Bu gibi durumlarda satış vaadi sözleşmesinin ivazlı olarak (bedel karşılığı) değil de bağış amaçlı veya mirasçıların bazılarından ya da alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile yapıldığı kabul edilebilir. Ancak, muvazaalı ile illetli olan sözleşmenin taraflarından biri bu gibi bir iddiaya, başka bir deyişle kendi muvazaasına dayanamaz.

Yapılan bu saptamaya göre vaat borçlusu ... ...’in birleştirilen 2007/472 esastaki davasının reddi gerekir.

Davacı ve birleşen davanın davalısı ... ...’in yine birleştirilen ve ... tarafından açılan 2007/485 esasta kayıtlı ve kabul ile sonuçlanan davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince;

04.06.1958 tarihli ve 5/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gerekçesinde vurgulandığı ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 76. maddesinde hükme bağlandığı üzere, hakim bir davada sadece tarafların ileri sürdükleri maddi vakıalar ve netice-i talepleri ile bağlı olup dayandıkları kanun hükümleri ve onların vasıflandırmalarıyla bağlı değildir.

Birleşen davanın davacısı ... 2007/485 sayılı dava dosyasında davalılardan ...’den senede bağlı alacakları olduğunu, yaptığı icra takibinin kesinleştiğini; ancak alacağını elde edemediğini, davalı ... ile diğer davalı ... ... arasındaki 09.03.2004 günlü taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin mal kaçırmak amacıyla yapıldığını, 09.03.2004 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi şeklinde yapılan tasarrufun iptalini istemiştir.

İleri sürülen bu iddia şekline göre dava, düzenlemesi İcra ve İflas Kanununun 277 ve devamı maddelerinde yapılan tasarrufun iptali davasıdır. Gerçekten,bu tür bir dava alacaklı tarafından borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunanlar veya borçlu tarafından kendilerine mutat olmayan ödeme yapılan kimseler ya da bunların mirasçıları ile kötü niyetli üçüncü kişiler aleyhine açılabilir.

Ancak, bu davanın dinlenebilmesi için alacaklının takip tarihinde kesinleşmiş bir alacağının bulunması, yaptığı icra takibinin kesinleşmiş olması, tasarrufta bulunanın tasarrufun yapıldığı tarihte borçlu olması, tasarrufun borcun doğumundan sonra yapılmış bulunması ve borçlu hakkında alınmış geçici (İİK. m.105) ya da kat’i (İİK. m. 143) aciz belgesinin var olması gerekir.

Geçici aciz belgesinden maksat haczedilen menkul ve gayrimenkuller hakkında haczin yapıldığı mahalde haczi yapan memur tarafından düzenlenecek tutanak, kat’i aciz belgesinden maksat ise icra takibi sonucu paraların paylaştırılmasından sonra alacaklıya verilecek olan ve alacaklının alacağını alamadığına dair düzenlenen belgedir. Ancak, bu belgelerin alacaklı elinde bulunması ona tasarrufun iptali davası açma yetkisi verir (İİK. m. 277).

Aciz belgesinin varlığı davanın dinlenebilme koşuludur. Bundan ötürü de mahkemece re’sen gözetilmesi gerekir.

Mahkemece İcra ve İflas Kanununda tasarrufun iptali için sayılan nedenlerin (İİK. m. 278, 279, 280 ve 281) somut olayda gerçekleşip gerçekleş- mediği üzerinde hiç durulmamış ve araştırılmamıştır. Kaldı ki, davanın dinlenebilme koşulu olan ve alacaklının elinde bulunması gereken aciz belgesi de yoktur. Yapılan bu saptamalara göre de 2007/485 esasta kayıtlı davacı ... tarafından açılan davanın da reddi gerekirken, davanın vasıflandırılmasında yanılgıya düşülerek bazı gerekçelerle kabulü doğru olmamıştır. Karar bütün bu nedenlerle bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, 825,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalı davacı ... ve ... ...’den alınarak davacı davalı ... ...’e verilmesine, peşin yatırılan harcın iadesine, 04.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2011/3702, K. 2011/6093, 4 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/3702
Karar No
2011/6093
Tarih
4 Mayıs 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2011/3702 K.2011/8596
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2011/3703 K.2011/8435
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2011/3703 K.2011/2675
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2011/3703 K.2011/6293
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2011/3703 K.2011/5508
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2011/3703 K.2011/11524

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.