İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2011/394 K.2011/5208

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 06.12.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 18.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı…

Esas2011/394Karar2011/5208Tarih19 Nisan 2011Okuma5 dk · 922 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2011/394 E., 2011/5208 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Nisan 2011
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

922 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 06.12.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 18.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 19.04.2011 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av.... ile karşı taraftan davalılar vekili Av.... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davalılardan ... Ltd.Şti. ile ... taşınmaza tapuda iyiniyetle malik olduklarını, davalı ... ise satış vaadi sözleşmesinin muhatabı olmadığını, payı bulunduğu 7 sayılı parsele tevhit ve ifrazlar sonucu malik olduklarını, açılan davanın reddi savunmuşlardır.

Mahkemece, davalıların kötüniyetli malik oldukları kanıtlanmadığından bahisle dava reddedilmiştir.

Hükmü, davacı temyiz etmiştir.

Kaynağını Borçlar Kanununun 22. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Borçlar Kanununun 213. maddesi ile Türk Medeni Kanununun 706. ve Noterlik Kanununun 89. maddesi hükümleri uyarınca noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına

bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanununun 716. maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir.

Davada dayanılan 10.11.1997 tarihli satış vaadi sözleşmesinin konusunu 1221 ada 3 sayılı parsel teşkil etmektedir. Satış vaadi sözleşmesinin vaat borçlusu dava dışı ...’tir. Sözleşmenin düzenlenmesinden sonra aynı tarihte tapuya şerh edildiği, böylelikle satış vaadi sözleşmesi ile kazanılan şahsi hakkın sonraki maliklere de ileri sürülebilir hale geldiği görülmektedir.

Davacı vaat borçlusu aleyhine 21.08.1998 tarihinde ferağa icbar suretiyle tescil davası açmış, bu dava lehine sonuçlanarak, karar da Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir.

Yine, dosyada yer alan bilgi ve belgelerden önceki davanın açıldığı 21.08.1998 tarihinden sonra ve o dava devam ederken kayıt maliki ...’in 3 sayılı parseli dava dışı ...’e tapuda 17.12.2002 tarihinde sattığı, kayda 10.11.1997 tarihinde işlenen şerhin tapuda yapılan bir işlemle 12.11.2003 tarihinde terkin edildiği anlaşılmaktadır. Bundan sonra 3 sayılı parseldeki 955 pay 17.11.2003 tarihinde davalılardan ...

Ltd Şirketine, 830 pay ise 15.12.2003 tarihinde davalı ...’a tapuda devredilmiştir. Daha sonra çekişmeli 3 sayılı parsel ile 1 ve 2 sayılı parseller tevhit edilerek 5 sayılı parsel adını almış, bunun ifrazı sonucu 6 ve 7 sayılı parseller ortaya çıkmıştır. 2686 metrekare yüzölçümündeki 6 sayılı parsel davalı ....Şti., 2330 metrekare yüzölçümündeki 7 sayılı parsel ise 1530/2300 payı davalılardan ..., 830/2330 payı ise diğer davalı ... adına kayıtlıdır.

Dosyadaki maddi olgulara ilişkin bu genel bilgilerden sonra somut olaya gelince;

Belirtmek gerekir ki satış vaadi sözleşmesi ilgilisine ancak kişisel hak sağladığından bu hak kural olarak tapu ile kendisinden sonra malik olan mülkiyet hakkı sahibine karşı ileri sürülemez. Başka bir anlatımla, ayni hak ile kişisel hakkın yarışması halinde ayni hakka üstünlük tanınması gerekir. Diğer taraftan hukukumuzda kişilerin satın aldığı şeylerin ileri kendilerinden geri alınabileceği endişesi taşımamaları, dolayısıyla toplum düzenini sağlamak düşüncesiyle satın alan kişinin iyiniyetinin korunması ilkesi kabul edilmiştir. Bir tanımlama yapmak gerekirse, iyiniyetten maksat hakkın doğumuna engel olacak bir hususun hak iktisap edilirken koşulsuz olarak bilinmemesidir.

Belirtilen bu ilke Türk Medeni Kanununun 1023. maddesinde aynen “tapu kütüğündeki sicile iyiniyete dayanılarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur” şeklinde yer almış, aynı ilke tamamlayıcı madde niteliğindeki 1024’de “bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz” biçiminde vurgulanmıştır.

Eldeki davada vaat borçlusu ...’in 17.12.2002 tarihinde taşınmazı ...’e tapuda sattığı zaman satış vaadi sözleşmesi şerh edildiğinden mevcut şerh sebebi ile ...’in kötü niyeti tartışılmamalıdır. Davalılardan ... çekişme konusu haline gelen 7 sayılı parselde daha önce maliki bulunduğu 2 sayılı parselin tevhidi suretiyle malik haline geldiğinden satış vaadi sözleşmesinin herhangi bir şekilde muhatabı olmayan bu davalıya da husumet yöneltilemez.

Ne var ki, davalılardan ... ile ... Ltd.Şti.’nin durumu yukarıda sözü edilen Türk Medeni Kanununun 1023. ve 1024. maddeleri kapsamında değerlendirilmelidir.

Yine yukarıda belirtildiği üzere taşınmaza sonradan malik olan bir kimsenin iyiniyetinden maksat hakkın doğumuna engel olacak bir hususu hak iktisap ederken kusursuz olarak bilememesidir. 14.02.1951 tarihli ve 17/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının sonuç bölümünde açıklandığı ve Türk Medeni Kanununun 3. maddesinde hükme bağlandığı üzere bazen vakıa ve karinelerden olayda kanunen iyiniyet iddiasında bulunamayacak durumu belirlenmiş olan bir kimsenin kötüniyetinin diğer tarafa ispat ettirilmesi gerekmez.

Sorun bu açıdan değerlendirildiğinde dosyadaki nüfus kayıt örneklerinden davalılardan ...’ın vaat borçlusu ...’in oğlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu davalı 3 sayılı parselin davacıya 10.11.1997 tarihinde satışının vaat edildiğini bilebilecek durumda olan bir kişi olduğundan davacının davalılardan ...’ın ayrıca kötü niyetini ispat etmesi gerekmez. Davanın 7 sayılı parseldeki ... payı yönünden açıklanan sebeple kabulü gerekir.

Davacının diğer davalı ....Şti.’ne yönelik temyiz itirazlarına gelince;

Davacı tarafından bu davalının da tüm davalıların ortak olduğu bir aile şirketi olduğu ileri sürülmüştür. Gerçekten dosyada bulunan kartvizitinden, ...’ın davalı şirketin yöneticisi olduğu aynı zamanda adı geçen kişinin davalı ...’nın kardeşi, diğer davalı ...’ın amcası

olduğu görülmektedir. Ne var ki mahkemece davalı şirketin hangi tarihte kurulduğu, kuruluşundaki ortaklarının kimler olduğu, ortaklarında değişiklik olup olmadığı, ortakların vaat borçlusu ... ve diğer davalılarla ilişkilerinin ne olduğu ticaret sicil müdürlüğünden sorulup saptanmamıştır. Bu nedenle değinilen biçimde bir inceleme ve araştırma yapılmalı, yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek davalı şirketin durumu Türk Medeni Kanununun 1023 ve 1024. maddeleri çerçevesinde değerlendirilmelidir.

Bütün bu nedenler bir yana bırakılarak eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın yazılı olduğu şekilde reddi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 825,00 Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak temyiz eden davacıya verilmesine, peşin yatırılan harcın iadesine, 19.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2011/394, K. 2011/5208, 19 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/394
Karar No
2011/5208
Tarih
19 Nisan 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2011/395 K.2011/5452
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2011/395 K.2011/5578
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2011/395 K.2011/5503
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2011/395 K.2011/7581
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/396 K.2011/2911
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2011/396 K.2011/2774

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.