İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2013/9414 K.2013/12878

Davacı tarafından, davalı aleyhine 26.05.2011 gününde verilen dilekçe ile asıl davada ölünceye kadar bakım sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil; 23.08.2011 gününde verilen dilekçe ile karşı davada ölüme bağlı tasarrufun iptali mümkün olmazsa saklı pay…

Esas2013/9414Karar2013/12878Tarih8 Ekim 2013Okuma4 dk · 752 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2013/9414 E., 2013/12878 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Ekim 2013
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

752 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı tarafından, davalı aleyhine 26.05.2011 gününde verilen dilekçe ile asıl davada ölünceye kadar bakım sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil; 23.08.2011 gününde verilen dilekçe ile karşı davada ölüme bağlı tasarrufun iptali mümkün olmazsa saklı pay oranında tenkisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen 15.01.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar ve karşı davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kâğıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, ölünceye kadar bakım sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Davacı, davalıların murisi ... ile ... 34. Noterliğinde 16.09.2010 tarihli ve 20565 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde ölünceye kadar bakım sözleşmesi akdettiklerini, bu sözleşmeye göre bakım alacaklısının İstiklal Mah. 973 ada 1026 parsel 1. kat 2 no'lu bağımsız bölümü ve ... Köyü 2246 ada 34 parseldeki taşınmazlarının kendisine verilmesi gerektiğini belirterek anılan taşınmazlarının tapusunun iptali ile kendi adına tescilini talep etmiştir.

Bakım alacaklısının mirasçıları olan davalılar sözleşmenin murisleri tarafından kendilerinden mal kaçırmak amacıyla muvazaalı düzenlendiği gerekçesi ile davanın reddini savunmuşlar ve ayrıca karşı dava ile ise ölüme bağlı tasarrufun iptalini, mümkün olmasa saklı pay oranında tenkisini talep etmişlerdir.

Mahkemece, müteveffa bakım alacaklısı ...’un yaşı itibari ile bakıma muhtaç olduğu ve kendisine son yıllarda davacı tarafından bakıldığı,

davacının böylelikle kendisine düşen edimini yerine getirdiği gerekçesi ile asıl davanın kabulüne; tenkisi mümkün olan ölüme bağlı olan tasarrufun infaz edildiği tarihten itibaren tenkisi istenebileceği, karşı davanın açıldığı tarih itibari ile ise infaz edilen tasarruf olmadığı gerekçesi ile karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmü, davalılar ve karşı davacılar vekili dava konusu ölüme bağlı tasarrufun TMK’nın 557/1-3. maddesi gereği geçersiz olduğunu, davalılar murisinin tüm malvarlığını kapsar şekilde tasarrufta bulunduğunu, amacının mal kaçırmak olduğunu, dava konusu taşınmazlardan birinin aile konutu olduğunu belirterek temyiz etmiştir.

Ölünceye kadar bakım sözleşmeleri taraflara hak ve borçlar yükleyen sözleşmelerden olup, bakım borcuna karşılık bir taşınmazın devri kararlaştırıldığında, bakım alacaklısının ölümünden sonra onun mirasçıları mülkiyeti geçirme borcu ile yükümlüdürler. Bu yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde, sözleşmeye dayanılarak tapu iptali ve tescil istemi ile dava açılabilir.

Bakım borçlusunun bakıp gözetme yükümlülüğü aksi kararlaştırılmadığı sürece, bakım alacaklısını ailesi içerisine alıp konut temini, besleme-giydirme, hastalığında tedavi, manevi yönden de her türlü yardım ve desteği sağlama gibi ödevleri kapsar. Bu görevlerin yerine getirilmesi halinde ölünceye kadar bakım sözleşmeleri taraflarına kişisel hak sağladığı için tapu iptali ve tescil davasını, bakım borçlusu ya da onun külli halefleri bakım alacaklısının mirasçılarına karşı açabilirler.

Kuşkusuz, ölünceye kadar bakım sözleşmesinin muvazaalı olarak yapıldığı her zaman ileri sürülebilir.

Kısaca ifade etmek gerekirse, muvazaa irade ile beyan arasında kasten yaratılmış aykırılıktır. Böyle bir savunma ileri sürülmüşse, mahkemece dayanılan sözleşmedeki tarafların gerçek ve müşterek amaçlarının Borçlar Kanununun 19. maddesi hükmünden yararlanarak açıklığa kavuşturulması gerekir. Zira bu gibi durumlarda ölünceye kadar bakım sözleşmesinin ivazlı olarak (bedel karşılığı) değil de bağış amaçlı veya mirasçıların bazılarından mal kaçırmak amacı ile yapıldığı kabul edilmelidir

O halde mahkemece yapılması gereken iş, tarafların gerçek iradelerinin açıklığa kavuşturulması bakımından yönteme uygun inceleme ve araştırma yapmak, oluşacak sonuç doğrultusunda bir hüküm kurmak olmalıdır.

Somut olaya gelince; 13.12.2011 tarihinde yapılan keşifte dinlenen davalı tanığı Harun ..., davalılardan ...’nin bakım alacaklısı ...’un eşi olduğunu ve dava konusu evde bir süre birlikte oturduklarını, daha sonra ...’un davacıyı ikinci hanım olarak aldığını, davacıyı dava konusu evde

gördüğünü, ...’un bakıma muhtaç olmadığını, gelirinin iyi olduğunu ve yurt dışından aylık maaş aldığını beyan etmiştir. Diğer davalı tanığı ... ..., ...’un dava konusu evde bir süre davacı ile birlikte yaşadığını ve davacıya aylık 500,00 TL veya EURO para verdiğini bakıma muhtaç olmadığını ve akli dengesinin yerinde olduğunu beyan etmiştir. Diğer davalı tanığı ... ..., müteveffa ...’un bakıma muhtaç olmadığını ve ölmeden kısa bir süre önce kendisine özürlü bir çocuğu olduğu için taşınmazları kimseye vermeyeceğini beyan ettiğini, davalıların yurt dışından izne geldiklerine tatillerini bu evde geçirdiklerini, davacının da bir veya bir buçuk sene bu evde ...’la beraber yaşadığını beyan ettiği görülmüştür.

Asıl davada davalılar ölünceye kadar bakım sözleşmesinin diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı şekilde düzenlendiğini iddia etmiş, mahkemece bu konuda yeterli araştırma yapılmamıştır. O halde mahkemece; tarafların gerçek iradelerinin açıklığa kavuşturulabilmesi için bakım alacaklısı olan murisin yaşı, fiziki ve genel sağlık durumunun ne olduğu, içinde yaşadığı ailenin genel durumu, muris ile aile arasındaki ilişkiler, murisin elinde bulunan mal varlığının miktarı, temlik edilen malın murisin tüm malvarlığına oranı araştırılarak temlikte bakıp gözetme koşulunun değil bağış amacının üstün tutulup tutulmadığının belirlenmesi gerekir.

Açıklanan bu yönlerin göz ardı edilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekillinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 08.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2013/9414, K. 2013/12878, 8 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/9414
Karar No
2013/12878
Tarih
8 Ekim 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/9414 K.2013/15489
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2013/9414 K.2013/23074
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2013/9416 K.2013/12848
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2013/9416 K.2013/15500
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2013/9416 K.2013/23075
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2013/9417 K.2013/24214

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.