KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2015/12299 E., 2016/3547 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
260 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 08.10.2014 gününde verilen dilekçe ile kişisel hakka dayalı elatmanın önlenmesi ve yıkım istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın usulden reddine dair verilen 27.01.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ KARAR _
Dava, kişisel hakka dayalı elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin 174 ada 2 parsel sayılı taşınmazı Hazine'den kiraladığını, taşınmaz içinde müstakil ev bulunduğunu, komşu taşınmazı kullanan davalıların kapı ve taş duvar yapmak suretiyle müvekkilinin taşınmazına engel olduklarını ileri sürerek elatmanın önlenmesini, kapı ve taş duvarın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın Maliye Hazinesine ait olduğu, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davaya konu olayda taşınmaz başında mahkemece keşif yapılmadığından davalının Hazine taşınmazına mı yoksa umuma ait yola mı tecavüzde bulunduğu belirlenmiş değildir. Kamunun ortak kullanmasına ait olan yollardan herkes istifade edebileceğinden davalının yola elattığı tespit edildiği takdirde başkaları gibi davacı da tecavüzün önlenmesini isteyebilir.
Bu durumda mahkemece, mahallinde keşif yapılarak davalının tecavüz ettiği iddia olunan yer belirlenerek bilirkişilere infaza elverişli rapor ve kroki düzenlettirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/12299, K. 2016/3547, 23 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama