İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2015/13942 K.2016/1153

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 16.07.2007 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 25.11.2014 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı…

Esas2015/13942Karar2016/1153Tarih1 Şubat 2016Okuma5 dk · 1.020 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2015/13942 E., 2016/1153 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Şubat 2016
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.020 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 16.07.2007 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 25.11.2014 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle tayin olunan 02.06.2015 günü mürafaa icrasından sonra dosyada görülen eksiklik nedeniyle evrak mahalline iade edilmiştir. Anılan eksikliğin giderilmesinden sonra dosya tekrar Dairemize gönderilmiş olmakla içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_ KARAR _

Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davalı, kardeşi ...'ya ... Noterliği'nden verdiği 12.08.2004 tarihli ve ... yevmiye no'lu vekaletname ile 12.07.2007 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi düzenlendiğini ancak ... Noterliğinin 25.05.2005 tarihli ve ... yevmiye no'lu azilnameye göre yapılan sözleşmenin geçersiz olduğunu, davacı ile aralarında dava konusu taşınmazla ilgili açılan önalım davasının kabul edilmesi nedeniyle husumet oluştuğunu da ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, vekaletin devam edip etmediği yönünde ... Noterliğinden teyit alınmadığı, azil bilinmemiş dahi olsa her zaman sözleşmenin iptalinin istenebileceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.

Türk Borçlar Kanununda sadakat ve özen borcu vekilin vekil edene karşı en önde gelen borcu olarak benimsenmiş ve yasanın 390. maddesinde vekilin müvekkiline karşı vekaletini iyiniyetle ifa ile mükellef olduğu hükme bağlanmıştır. Ancak, vekil vekalet görevini kötüye kullanmış olsa dahi vekil ile sözleşme yapan üçüncü kişi Türk Medeni Kanununun 3. maddesi anlamında iyiniyetli ise yani vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını bilmiyor veya kendisinden beklenen özeni göstermesine rağmen bilmesine olanak yoksa vekil ile yapılan sözleşme vekil edeni bağlar ve geçerlidir.

Somut olayda; davalı, ... Noterliğinden verdiği 12.08.2004 tarihli ve ... yevmiye no'lu vekaletname ile dava dışı kardeşi olduğu anlaşılan ...'ya ... Köyü 275 ve 432 parsel sayılı taşınmazlardaki hak ve hisselerinin tamamını dilediği kimseye, dilediği bedel ve şartlarla satma ve satış vaadi işlemi yapma yetkisini vermiş, davacının dayanağı 12.07.2007 tarihli satış vaadi sözleşmesi de bu vekaletnamede tanınan yetkiye dayanılarak yapılmıştır. Davalı, kardeşi olan ...'yu ... Noterliği'nin 25.05.2005 tarihli ve ... yevmiye no'lu işlemi ile vekillikten azletmiş ise de azilname vekile tebliğ edilememiş, ... Müdürlüğüne de bildirilmemiştir.

Mahkemece dinlenen tanık beyanları, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/158 Esas sayılı dosyası kapsamında alınan tanık beyanları ve Cumhuriyet Başsavcılığının 2007/7406 soruşturma sayılı dosyası kapsamında alınan beyanlar değerlendirildiğinde; tanık beyanlarının çelişkili olduğu ve mahkemece beyanına itibar edilen tanık ...'ın yalan tanıklıktan mahkumiyetine karar verildiği görülmektedir.

Dosya kapsamına ve mahkemece toplanan delillere göre üçüncü kişi davacının vekaletten azledildiğini, kendisinden beklenen özeni göstermediği ya da durumun özelliği icabı bilmesi gerektiği, vekil ile çıkar ve işbirliği içinde bulunduğu kanıtlanamamıştır.

Davacının Türk Medeni Kanununun 3. maddesi anlamında kötüniyetli olduğunun kabulü mümkün olmadığından, davanın esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken çelişkili tanık beyanlarına itibar edilerek yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 1.350.00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 01.02.2016 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi

KARŞI OY

Dava, biçimine uygun düzenlenmiş taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı tescil istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanını reddine dair verilen karar davacı tarafça temyiz edilmiştir.

Dava konusu taşınmaz ... İlçesi, ... Köyünde kain tarla vasfındaki 432 parselde kayıtlı taşınmazın tamamı davalı ... adına kayıtlı olup 12.08.2004 tarihli vekaletname ile vekil tayin ettiği dava dışı kardeşi ... aracılığıyla dava konusu 12.07.2007 tarihli satış vaadi sözleşmesi yapılmıştır.

Uyuşmazlık vekil ...'nun 25.05.2005 tarihinde vekillikten azledilmesine rağmen satış vaadi sözleşmesinin yapıldığı 12.07.2007 tarihinde vaad alacaklısı ...'ın azli bilebilecek konumda olup olmadığı ve buna bağlı olarak da sözleşme yapan ...'ın iyiniyetli sayılıp sayılamayacağı noktalarında toplanmaktadır.

Bir tanım yapmak gerekirse temsil; başkasının nam ve hesabına işlem yapmak demektir. Temsil ilişkisinde daima üçlü bir durum vardır. Bu ilişki "temsil edilen, temsilci ve üçüncü şahıs" arasında kurulur. Temsil yetkisini sona erdiren nedenlerde biride azil işlemidir. Azil iradenin açıklandığı anda değil, temsilcinin bunu öğrendiği andan itibaren hüküm ve sonuç doğurur.

Fakat azilden haberdar olmayan veya olamayacak durumdaki üçüncü kişinin başka bir ifadeyle iyiniyetli üçüncü kişinin temsilciyle yaptığı taşınmaz satış vaadi sözleşmesi temsil olunanı bağlar.

Şayet, vekil ile sözleşme yapan üçüncü kişi TMK'nın 3. maddesi anlamında iyiniyetli ise yani vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını bilmiyor veya kendisinden beklenen bütün özeni göstermesine rağmen bilmesine olanak yoksa vekil ile yapılan sözleşme temsil olunanı azil işlemine rağmen vekil edeni bağlar ve geçerlidir. Aksi halde, vekil marifetiyle yapılan satış müvekkili bağlamaz.

Vekalet ilişkisi ve azil işlemine dair bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince; Dosyada mevcut tüm kayıt ve bilgilere göre; davalı ... ile vekil ... kardeş, davacı ... ile dava dışı ... karı-koca olup taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için dava konusu edilen 12.07.2007 tarihli satış vaadi sözleşmesinin yapılmasından önceki taraf ilişkilerinin incelenmesinde yarar vardır.

Taraflar arasındaki hukuki uyuşmazlıklar tarih sırasıyla incelendiğinde; dava konusu 432 parselde hissedar olan ... 17.08.2004 tarihinde aynı taşınmazdaki bir paydaşın payını satın alan ... aleyhine ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.05.2005 tarihli ve 2005/126 Esas sayılı önalım davası açtığı ve davanın kabulüne dair verilen hükmün Yargıtay denetiminden geçerek 05.03.2007 tarihinde kesinleştiği, ...

İcra Müdürlüğünün 2006/2786 Esas sayılı takip dosyasında alacaklı ... tarafından ... aleyhine 01.08.2006 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibine geçildiği ve 432 parselde ... adına olan pay üzerine haciz şerhi konulduğu, ... tarafından ... İcra Hukuk Mahkemesinin 2007/162 Esası üzerinden 24.04.2007 tarihinde açılan istihkak davası ile haczin kaldırılmasına karar verildiği ve kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği,

... tarafından 12.06.2007 tarihinde ... aleyhine, önalım davası sonucu taşınmazın elinden çıkması nedeniyle uğradığı zararın karşılanması için tazminat davası açıldığı ve davanın reddine dair kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, Vekil ...'nun dava konusu olan 12.07.2007 tarihli satış vaadi sözleşmesinin zorla, tehditle yaptırıldığına dair 27.07.2007 tarihli şikayeti üzerine ... Cumhuriyet Başsavcılığınca 19.11.2007 tarihli ve 2007/7406-5993 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği,

Yapılan açıklamalara ve toplanan delillere göre; davacı ... ile davalı ... arasında 23.05.2005 tarihinden itibaren husumet bulunduğu, dava konusu edilen 432 parsel sayılı tarla vasfındaki taşınmazın satışı ve mülkiyet iddiası konularında açılan davalarda ... lehine kararlar verildiği,

yukarıda sözü edilen dava dosyaları ile soruşturma evrakı içeriklerinden anlaşılmış olmakla uyuşmazlıkların doğduğu 23.05.2005 tarihinden itibaren taraflar arasındaki husumetin devam ettiği sırada ...'nun vekil aracılığıyla satış vaadi sözleşmesi yapmasının hayatın olağan akışına uymadığı gibi davalı ...'un vekili azil etmesine ve dava ...'ın da bu durumu bilebilecek konumda bulunduğu için davacı ...'ın TMK'nın 3. maddesi anlamında iyiniyetli olduğu söylenemez.

Bu nedenlerle davanın reddine dair karar onanmalıdır.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/13942, K. 2016/1153, 1 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. _ Karar _
  4. Karşı Oy
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/13942
Karar No
2016/1153
Tarih
1 Şubat 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2015/13945 K.2016/415
  • Yargıtay 21. Ceza Dairesi E.2015/13945 K.2016/493
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2015/13945 K.2016/13
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2015/13946 K.2016/314
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2015/13947 K.2016/569
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2015/13948 K.2016/752

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.