KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2015/15340 E., 2016/7104 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
390 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar tarafından, davalılar aleyhine 04.02.2014 gününde verilen dilekçe ile mirasın hükmen reddi istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.05.2015 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili, davalı ... Telekominikasyon A.Ş vekili ve davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KA R A R
Davacılar, 19.06.2013 tarihinde vefat eden muris ...'nun terekesinin borca batık olduğunu beyanla mirasın hükmen reddini istemiştir. Davalı vekilleri, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulü ile mirasın davacılar tarafınca hükmen reddedildiğinin tespitine karar verilmiştir. Hükmü, davalı ... vekili, davalı ... A.Ş vekili, davalı ... temyiz etmiştir.
Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 605/2. maddesi hükmü gereğince mirasın hükmen reddine (terekenin borca batık olduğunun tespitine) ilişkindir. Bu maddeye dayanan talepler süreye tabi olmayıp mirasçıların iyiniyetli ya da kötüniyetli olmalarının bir önemi bulunmamaktadır. Murisin ödemeden aczi ölüm tarihine göre belirlenir. Ölüm tarihi itibariyle, murisin tüm malvarlığı terekenin aktifini, tüm borçları ise terekenin pasifini oluşturur.
Terekenin pasifinin aktifinden fazla olması terekenin ödemeden aczini ve dolayısıyla da terekenin borca batık olduğunu gösterir (TMK m. 605/2). Mirasın hükmen reddine ilişkin olarak açılan davalarda, terekenin açıkça borca batık olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. İcra takibi sonunda aciz vesikası düzenlenmesi halinde terekenin borca batık olduğu kabul edilir.
Aksi halde terekenin borca batık olup olmadığı, murisin malvarlığı bulunup bulunmadığının usulüne uygun olarak bankalar, trafik tescil müdürlüğü, vergi daireleri, belediyeler ve tapu müdürlüğü v.b. kurum ve kuruluşlardan sorulması, murisin alacak ve borçları zabıta marifetiyle de araştırılarak aktif malvarlığı ile takibe konu borç miktarı gözönünde tutularak aktif ve pasifinin tereddüde neden olmayacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Somut olaya gelince davanın kabulüne karar verilmiş ise de; davacı ...'nun 19.02.2015 havale tarihli dilekçe ile davaya dahil edilmesini talep ettiği ... 'in alacağının devredildiği Destek Varlık Yönetim A.Ş'nin davaya dahil edilmesi, davalı vekillerinin muris adına takip yaptıklarını bildirdikleri icra dosyalarının ilgili yerlerden getirtilerek dosya arasına alınması, bankalara yazı yazılarak murisin malvarlığının bulunup bulunmadığının araştırılması akabinde murisin terekesinin aktifi ve pasifi belirlendikten sonra terekenin borca batık olup olmadığının tespit edilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/15340, K. 2016/7104, 20 Eylül 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama