İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2015/8694 K.2017/1616

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 05.03.2010 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; görevsizlik nedeniyle davanın reddine dair verilen 06.06.2013 günlü hükmün Yargıtayca…

Esas2015/8694Karar2017/1616Tarih2 Mart 2017Okuma5 dk · 975 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2015/8694 E., 2017/1616 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Mart 2017
Mahkemesi
Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

975 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 05.03.2010 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; görevsizlik nedeniyle davanın reddine dair verilen 06.06.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, önalım hakkı nedeniyle davalıya satılan payın iptal ve tescili istemine ilişkindir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili müvekkilinin paydaşı olduğu taşınmazdan davalının pay satın aldığını, önalım hakkı nedeniyle payın iptali ve müvekkili adına tescilini talep etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, görevsizlik kararı verilmiştir.

Hükmü, taraflar temyiz etmiştir.

1-Davacının paydaşı olduğu 483 Ada, 4 Parsel sayılı taşınmazda davalının 09/11/2009 tarihinde, 3.000,00 TL bedelle pay aldığı ve davacının 05/03/2010 tarihinde önalım davası açtığı dava dosyasından anlaşılmaktadır.. Önalım bedeli Medeni Kanunun 734/2. maddesi hükmü uyarınca taşınmazın satış bedeli ile alıcıya düşen tapu giderlerinden ibaret olup, mahkemenin görevi buna göre belirlenir. Satış sözleşmesinin tarafı olan davalının satış bedelinin tapuda gösterilen miktardan fazla olduğu savunması dinlenemez. Davalı yapmış olduğu sözleşme ile bağlı olup bunun aksini savunma ve kanıtlama olanağından

yoksundur. Davanın açıldığı tarih itibariyle Sulh Hukuk mahkemesinin görev sınırı 7.230,00 TL, önalım bedeli ise 3.000,00 TL olduğundan Sulh Hukuk

mahkemesi görevlidir. Mahkemece işin esasının incelenmesi gerekirken satış sözleşmesinin tarafı olan alıcı davalının bedelde muvazaa yapıldığı savunmasına itibar edilerek taşınmazın keşfen belirlenen değerine göre görevsizlik kararı verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.

2-Yukarıda açıklanan bozma nedenine göre davalının temyiz itirazının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı temyizinin incelenmesine yer olmadığına, ödenen temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 02.03.2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

Dava, önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil talebine ilişkindir.

Mahkeme görevsizlik kararında, davacının dava konusu taşınmazın 89/1200 payının tapu kaydının iptalini ve adına tescilini talep ettiğini, iptali istenen taşınmaz payın değerinin dava tarihi itibarıyla 24.030 TL olduğunu ve sulh hukuk mahkemesinin görev sınırı olan 7.230,00 TL'nin üzerinde olduğunu gerekçe göstererek, görevli mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar vermiştir.

Dava 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun yürürlüğe girdiği 01/10/2011 tarihinden önce açıldığından, görev konusu 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre belirlenecektir.

Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanununun 16. maddesinde, müdahelenin men'i, tescil ve tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taallük eden davalarda gayrimenkulün değerinin nazara alınacağı hükmolunmuştur.

Dairemizce, başka bir dava nedeniyle verilen 23/05/2005 gün ve 2005/1183-4799 sayılı bozma ilamında özetle, salt sözleşme bedeli esas alınarak, kamu düzenine ilişkin harç kaybına da neden olacak biçimde görevli mahkemenin belirlenemeyeceği, bu nedenle yerel mahkemece satış vaadi sözleşmesine konu taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin belirlenmesi ve

bu değere göre görevli mahkemenin tespiti gerekirken, bu husus gözetilmeksizin işin esasına girilerek hüküm kurulması bozma gerekçesi yapılmış, yerel mahkemece önceki kararında direnilmiştir.

Yargıtay Genel Hukuk Kurulu, bu konuda vermiş olduğu 31/5/2006 tarihli, 2006/14-330 E. ve 2006/332 K. sayılı kararında; "... iki taraf müddeabihin kıymetinde uzlaşsalar bile mahkemenin res'en müddeabihin değerini takdir etmesi ve görevli olup olmadığını kendi takdir ettiği değere göre karara bağlaması gerekir. Çünkü, görev kuralı kamu düzenine ilişkindir ve bu nedenle hakim tarafından davanın her aşamasında kendiliğinden nazara alınır. Taraflar görev konusunda anlaşma yapamazlar.

Olayımızda; satış vaadi sözleşmesi yapılmıştır. İsminden de anlaşılacağı gibi ortada bir sözleşme vardır ve iki taraflı sözleşmedir. İki tarafa da hak ve vecibeler yüklenmektedir. Bu sözleşmede taraflar taşınmazın değerini de belirlemişlerdir. Sözleşmeye müdahale edilmemesi genel kuraldır. Zaten yıllarca tarafların tespit ettikleri bu değere mahkemelerce müdahalede bulunulmamıştır. Mahkemelerin görevleri tespit edilen bu değere göre belirlenmiştir. Yargıtay Özel Daireleri ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da içtihatlarını bu yolda geliştirmişlerdir.

Ancak. Satış vaadi sözleşmesine dayanılarak elde edilmesi istenilen hak tapu iptali ve tescildir. Sözleşmenin asli unsurunu tapu iptali ve tescil oluşturmaktadır. Sözleşme ile elde edilmek istenilen nihai talep iptal ve tescildir. Tatbikatta görüldüğü gibi, bu talep, bazen çok uzun yıllarca yapılmamaktadır. Taşınmaz vaad olunana teslim edilmişse zamanaşımı da işleyemeyeceğinden, taraflar tescil talebinde bulunmamaktadır. Çok zaman 20-30 yıl sonra talepte bulunabilmektedirler.

Bazen de sözleşmede (somut olayda olduğu gibi) onlarca taşınmazın satışı vaat edilmektedir. 20-30 yıl önce veya onlarca taşınmazın satışının vaad edildiği sözleşmelerde gösterilen değerler yeni açılan davalarda çok cüzi kalmaktadır. Uzun yıllar süren yüksek enflasyon ve tarafların satış bedelini sözleşmede bilerek düşük göstermeleri ihtimali nazara alındığında taşınmazın değerinin dava tarihine göre belirlenmesi gerekmektedir.

Hakim yapacağı keşifte dinleyeceği bilirkişilere taşınmazın değerini tespit ettirecektir. Tespit edilen bu değere göre hem mahkemenin görevi tayin edilecek, hem de noksan harç ikmal ettirilecektir. Bu durumda sözleşmeye müdahaleden de söz edilemeyecektir. Kamu düzeninden olan bu husus tarafların insiyatifine bırakılmadan, hakim tarafından resen yerine getirilmiş olacaktır. Harçlar Kanununun 16. maddesi de, müdahalenin meni, tescil ve tapu iptali gibi taşınmazın aynını ilgilendiren davalarda, taşınmazın değerinin esas

alınacağını öngörerek görüşümüzü teyit etmektedir. Harç kaybı da böylece önlenmiş olacaktır.

Benzer hukuki durumlardan olan, şufa ve tenkis davalarında, yıllar önce ilgili Özel Daireler içtihatlarını değiştirerek taşınmazların değerlerinin yeniden belirlenmesini içtihat etmişler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da bu değişime haklı olarak onay vermiştir.

Özel Daire ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu yukarıda açıklanan nedenlerle; Eski kararlarından dönerek, yeni oluşuma göre kararını değiştirme gereğini duymuşlardır." gerekçesiyle, yerel mahkemenin kararını bozmuştur.

Harçlar Kanunu ve Hukuk Genel Kurulunun konuyla ilgili kararı birlikte değerlendirildiğinde; satış vaadi sözleşmelerine dayalı olarak açılan tapu iptal ve tescil davalarında olduğu gibi, tapu iptal ve tescil talepli önalım hakkına dayalı davalarda da, dava tarihi itibarıyla dava konusu taşınmazın değerinin mahkemece belirlenmesi gerekir. Mahkemece re'sen belirlenen bu değere göre, mahkemenin görevli olup olmadığına ve karar ve ilam harcının miktarına karar verilecektir.

Dava konusu uyuşmazlığa geldiğimizde; mahkeme dava konusu taşınmazın değerini dava tarihine göre belirlemiş ve belirlenen değer mahkemenin görev sınırının üzerinde olduğu anlaşıldığından, görevli ve yetkili mahkeme gösterilmek suretiyle görevsizliğine karar verilmiştir. Yerel mahkeme kararının kanuna ve usule uygun olduğu gerekçesiyle onanması görüşünde olduğumdan, bozulmasına yönelik sayın çoğunluğun görüşüne katılamıyorum.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/8694, K. 2017/1616, 2 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/8694
Karar No
2017/1616
Tarih
2 Mart 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2015/8704 K.2017/686
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2015/8705 K.2017/549
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2015/8705 K.2017/1824
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2015/8710 K.2017/1511
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2015/8713 K.2017/1561
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2015/8714 K.2017/470

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.