KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2016/11696 E., 2019/3914 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.04.2015 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.05.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.
Davacı ... 3240 parsel sayılı taşınmaz lehine, davalılara ait 3241, 3239, 3243, 3248 parsel sayılı taşınmazlar aleyhine geçit hakkı kurulmasını istemiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., takdiri mahkemeye bıraktığını beyan etmiştir.
Davalı ..., 3249 parsel sayılı taşınmaz ile kendisine ait olan 3241 parsel sayılı taşınmaz sınırından geçit hakkı kurulabileceğini beyan etmiştir.
Mahkemece, davalı ... yönünden açılan davanın reddine ve dahili davalılar ..., ... ve ... yönünden açılan davanın kabulüne, 3240 parsel lehine aynı yer 3248, 3243, 3239 parseller aleyhine fen bilirkişilerin 20/01/2016 tarihli ek raporda kroki 2'de alternatif 3 olarak gösterilen alanlardan geçit hakkı tesisine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı ... temyiz etmiştir.
Davacı hükmün verilmesinden sonra 24.05.2016 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirmiş, usulüne uygun kimlik tespiti yapıldığı anlaşılmıştır. Daha sonra ise 06.06.2016 tarihinde hükmü temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK’nin 307. maddesinde feragatin, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olduğu belirtilmiştir.
6100 sayılı HMK’nin “Feragat ve kabulün şekli” başlıklı 309. maddesi hükmüne göre de feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.
Yukarıda belirtildiği üzere feragatin kati bir hükmün hukuki neticelerini hasıl edeceği hükme bağlanmıştır. Yine belirtmek gerekir ki; feragatin geçerliliği karşı tarafın muvafakatine bağlı değildir. Etkisini onu yapanın tek yönlü irade beyanı ile doğurur. Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamaları da bu doğrultudadır. (11.4.1940 tarihli ve 70 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.5.1992 tarihli ve 1992/2-250/364 sayılı kararı)
Bu nedenle kararın davacının davadan feragati hakkında mahkemesince bir karar verilmek üzere bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/11696, K. 2019/3914, 2 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama