KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2016/2930 E., 2018/8670 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 09.11.2013 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 11.11.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi dahili davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, geçit hakkı kurulması isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkiline ait 63 parsel sayılı taşınmaz lehine geçit hakkı kurulmasını talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalılar ..., ..., ..., ... yönünden davanın kabulü ile 63 parsel sayılı taşınmaz lehine, 61, 62 ve 64 parsel sayılı taşınmazlar aleyhine geçit hakkı kurulmasına; diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, dahili davalılardan ... temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 297/2. maddesi gereğince; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Bunların yanında hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. (HMK m.26/1)
Somut olaya gelince; aleyhine geçit kurulmasına karar verilen taşınmaz maliklerinden ... yargılama sırasında 05.11.2014 tarihinde ölmüş, mirasçıları davaya dahil edilmiştir. Mahkemece, (muris) ... yönünden davanın kabulü ile maliki olduğu 62 parsel aleyhine geçit kurulmasına karar verildiği halde mirasçıları olan davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden davanın reddine karar verilmek suretiyle hüküm fıkraları arasında çelişkiye neden olunması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/2930, K. 2018/8670, 5 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama