KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2016/4121 E., 2016/5590 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 16.10.2012 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 01.10.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar adına davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ KARAR _
Dava, yetki belgesine dayalı ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Bir kısım davacılar temsilcisi ... vekili, ... uyruklu olarak gösterilen ..., ..., ... ve ...'ın ... uyruklu olmadıklarını, ayrıca taşınmaz malikinin eşi olan borçlu ...'a intikal eden payın TMK'nın 501 maddesi gereğince devlete intikali gerektiği nedeniyle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile satış bedeli üzerinden % 09,9 oranında harcın payları oranında tahsiline, ... uyruklular ... ve ... kızı ..., ... ve ... kızı .., ... ve ... oğlu ..., ... ve ... oğlu ... 'in hisselerinin satışından elde edilecek paranın milli bir bankada adlarına bloke edilmesine, satış bedelinin tapudaki payları oranında paydaşlara dağıtılmasına 01.10.2013 gününde karar verilmiştir.
Hükmü, bir kısım davalılar adına davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-492 sayılı Harçlar Kanunu ve eki Tarifenin karar ve ilam harcına ilişkin hükmü uyarınca karar tarihi itibariyle gayrimenkulün satış bedeli üzerinden alınacak harcın % 011,38 olması gerekirken hüküm sonucunda binde % 09,9 olarak gösterilmesi doğru değildir. Ayrıca satıştan elde edilecek bedelin veraset ilamındaki ve tapu kaydındaki oranlarda dağıtılmasına karar verilmemesi doğru görülmemiş ise de bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7 maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/4121, K. 2016/5590, 9 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama