KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2016/4769 E., 2019/2534 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2019
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 21.01.2011 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19.02.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı vekili 2 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın öncelikle aynen taksim, mümkün olmaması halinde satış suretiyle giderilmesini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar vekilleri açılan davaya bir diyecekleri olmadığını belirtmişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulü ile ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalılardan ..., ... vekili temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMK'nin 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Somut olaya gelince, dava konusu taşınmazın Uyap sisteminden alınan tapu kaydına göre bir kısım hisselerin dava dışı ...'ye satıldığı, dolayısıyla bir kısım tapu maliklerinin hissedarlık sıfatının kalmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece güncel tapu kayıtları getirtilerek taraf teşkili sağlanmalıdır.
Kabule göre de; davalılardan ... tarafından 10.12.2013 tarihli vekaletname ile Av. ... ve Av. ...'nin birlikte vekil olarak tayin edildiği anlaşılmakla, mahkemece her iki vekil için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/4769, K. 2019/2534, 20 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama